YARGI BÜYÜK YARA ALDI
Başörtülü öğrencilerin üniversite eğitimi almasını önleyen Anayasa Mahkemesi kararı; toplumun her kesiminden tepki çekti. 411 milletvekilinin kararıyla; Anayasa’nın 10 ve 42’nci maddelerinde değişiklik yapıldığını vurgulayan hukukçular, “Meclis iradesi yok sayıldı” görüşünde birleşti. Gelen tepkiler şöyle…
SELÇUK: ESKİ ALIŞKANLIK DEVAM EDİYOR
Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk: Anayasa Mahkemesi’nin esasa girmeyeceğine inanıyordum ama eski alışkanlıklarını ve ısrarını sürdürdü. Mahkeme, esasa girme dışında yürütmeyi durdurma yetkisini de kendine tanımıştır.
Prof. Dr. Levent Köker: Mahkeme çok vahim bir karar aldı ve sınırını tamamen aştı. Baş örtüsünü değil, kanun önündeki eşitliği ve hiç kimsenin eğitim hakkının engellenemeyeceğini öngören özgürlükçü düzenlemeleri reddetti. Ayrıca, sadece şekil yönünden denetleyebileceği bir değişikliği, içerik yönünden de denetleyerek sakat bir durum oluşturdu.
ŞENTOP: YOK HÜKMÜNDE SAYILABİLİR
Doç. Dr. Mustafa Şentop: Meclis, bu kararı yok sayıp mevcut değişikliği uygulamaya devam edebilir. Yüksek Mahkeme, hükümetin düşmesine karar verip Resmi Gazete’de yayımlasa bu geçerli mi olacak? Hayır. Çünkü, mahkemeye böyle bir yetki verilmemiş. Bu sebeple karar, yok hükmündedir.
Doç. Dr. Serap Yazıcı: Yargı, yorum yoluyla yetkilerini genişletemez. Ama Anayasa Mahkemesi yetkisini aşmıştır. Türk hukuk düzeni çok ciddi bir kaza geçirmiştir. Hukuk devleti, 2007 Nisan’da “367” kararı sebebiyle aldığı yaradan daha büyük bir yara almıştır. Türkiye, 1982 Anayasası’na mahkum edilmiştir.
PROTESTO ETTİLER
İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı (İLKAV) üyeleri, Anayasa Mahkemesi’nin baş örtüsü kararını protesto etti. Kadın ve erkeklerden oluşan grubun güvenlik sebebiyle Anayasa Mahkemesi’nin çaprazında bulunan Anayasa Parkı’nda toplanmalarına izin verildi. ‘Zulme karşı direneceğiz’, ‘Cübbeli darbeye direneceğiz’ sloganları atan grup, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.
Her kesimden tepki var
> BBP GENEL BAŞKANI MUHSİN YAZICIOĞLU: TBMM’nin yasama yetkisine müdahale edildi. Meclis’in irade koyuculuğu ortadan kaldırıldı. Karar, insanımızın vicdanında her zaman tartışmalı bir halde duracaktır.
> ANAVATAN PARTİSİ LİDERİ ERKAN MUMCU: Bundan sonra, demokrasi ve hukuk devleti kavramlarının uyumlu bir anlayış içinde kavranması mümkün olmayacak. Özgürlük alanlarının genişletilmesine yönelik girişimlerin de önü kapanmıştır.
> DEMOKRAT PARTİ LİDERİ SÜLEYMAN SOYLU: Hukuk skandalı. Bu karar, milli iradenin tecelli ettiği Meclis iradesini hiçe saymaktadır. Türkiye, bir sistem krizinin tam göbeğine oturmuştur.
> AK PARTİ MİLLETVEKİLİ BÜLENT ARINÇ: Böyle bir rejime, böyle bir sisteme cumhuriyet denilebilir mi? Sonuçları itibariyle çok vahim bir karar. Mahkeme, kendisine Anayasa tarafından tanınmış olan hak ve yetkilerini tamamen kötüye kullanmıştır
> MÜSİAD: Anayasa Mahkemesi’nin aldığı son kararla derinleştirilen kaos ortamı, Türk ekonomisine büyük zararlar vermektedir. İş adamları önünü göremez hale getirilmiş, güven ve yatırım ortamı, hem yerli hem yabancı yatırımcılar açısından kararmıştır.
> HAK İŞ GENEL BAŞKANI SALİM USLU: Karar, toplumsal talebi dışlayıcı ve yasakçı bir tutumun devamıdır. AB ülkeleri de dâhil dünyanın hiçbir ülkesinin üniversitelerinde Türkiye’dekine benzer bir başörtü yasağı bulunmamaktadır.
> PROF. DR. HÜSEYİN HATEMİ: Gidişat, endişe verici. Anayasa yapılan hükümler somut olaylarda farklı şekilde uygulanıyor. Yüksek Mahkeme, Anayasa Mahkemesi olmaktan çıkıyor.
> PROF. DR. HASAN TUNÇ: Anayasa hukukçusu olarak kararı, mantığıma sığdıramıyorum. Raportörün görüşü doğrultusunda karar verilmesini bekliyordum. Kapatmaya hukukî bir dayanak bulundu.
> AYRIMCILIĞA KARŞI KADIN HAKLARI DERNEĞİ BAŞKAN YARDIMCISI FATMA BENLİ: Başörtülü kadınların eğitimden yoksun bırakılmaları hem milli hem uluslararası hukuka aykırıdır. Tarih, yargı darbesi yapanların değil, hak mücadelesi içinde olanların başarısına şahitlik edecek.
ABD: Başörtü şahsi seçim AB: Yeni anayasa gerekli
Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelerde baş örtüsüne izin vermemesi, dış dünyada da tepkiyle karşılandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa Bürosu Sözcüsü Chase Beamer, Anayasa Mahkemesi’nin kararı için; “Başörtü takma veya takmama konusu kadınların şahsi tercihidir. Konu, Türkiye’nin iç meselesidir ancak ABD demokratik toplumların saygı göstermesi beklenen dini özgürlük hakkını destekliyor” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack da, “Türkiye’de demokrasinin kuvvetli destekçileriyiz. Bu siyasi, dini sorunlar ve farklı sosyal değerler, Türk kanunları, siyaseti ve anayasası çerçevesinde çözülmeli” şeklinde konuştu.
MODERNLEŞME ŞART
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten ise, “Bu karar, bir kez daha ispatlamıştır ki, Türkiye’nin modernleşmeye ihtiyacı vardır. Temel özgürlükleri yargı sisteminin merkezine alacak bütünüyle yeni anayasa gerekli” şeklinde yorum yaptı.
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk’da, “Bu kararla yeniden başa döndük. Bu durum hükümete vakit geçirmeden temel özgürlüklerin sadece belirli bir grubu değil, tüm Türk halkını kapsadığı, baştan sona yeni bir anayasa (taslağı) sunma fırsatı getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.


Leave a Reply