U2, İstanbul`a geliyor
By Admin | Ağustos 8th, 2010 | Category: Kültür-Sanat |
U2, Live Nation tarafından, Pozitif ve İKSV iÅŸbirliÄŸiyle, İstanbul 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti Ajansı desteÄŸiyle 6 Eylül akÅŸamı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda olacak. Turne kapsamında Torino’da bulunan U2 ile Yekta Kopan konuÅŸtu:
Yekta Kopan: Bu röportaj için teÅŸekkür ediyoruz. Avrupa’daki baÅŸlangıç noktanızdayız. Gelecek ay sizi Türkiye’de, İstanbul’da ağırlayacağız. Türkiye’deki hayranlarınız sizi yıllardır bekliyordu. Türkiye’ye gelmeye nasıl karar verdiniz?
Bono: Türkiye’ye geleceÄŸimiz için biz de çok heyecanlıyız. Özellikle de İstanbul’a geleceÄŸimiz için, zira çok efsanevi bir ÅŸehir. İrlanda’da büyüdük. Büyük ÅŸair William Butler Yeats’in en önemli ÅŸiirlerinden biri İstanbul’la ilgiliydi. Bizim için efsanevi bir yer. Orada bizi dinlemek isteyenler olduÄŸunu duyunca çok sevindik.
Bu büyük ve inanılmaz şovla ilgili bir şeyler anlatabilir misiniz?
The Edge: Ne bilmek istersiniz?Â
Siz ne anlatmak isterseniz.
The Edge: Bilet fiyatlarını düşük tutmak için dış mekanda çalmayı düşündük. Diğer yandan hayranlarımıza da yakın olmayı istedik. Arkamızdaki bu karmaşık yapı da, mümkün olduğunca hayranlarımıza yaklaşmamızın bir yolu. Böylesine büyük bir yerde samimi olma fırsatını yakalamak, saçma gelebilir. Ama şovu izleyince, etrafımızdaki herkes tarafından görülebilir olduğumuz için çok samimi bir sahne olduğunu görebilirsiniz.
Bono: Birçok rock ÅŸarkıcısını dinlerken müziÄŸi duyarsınız ama grubu göremezsiniz. Her bir koltuÄŸun, çok geride bile olsa tüm koltukların en iyi yer olduÄŸunu göstermeye çalışıyoruz. Bu tecrübenin herkes için eÅŸsiz olması için bir yapı hazırlamaya karar verdik. Bunun arkasındaki düşünce buydu. Birçok konser izlemiÅŸ biri olarak bazı büyük konserlerde hayal kırıklığı yaÅŸadığım oldu. U2 hayatta olmakla ilgili. MüziÄŸimizden, albümden büyük ölçüde memnunuz ama yalnızca… Ne diyebiliriz? Bu bir baÅŸlangıç. İlk nokta. Sesler büyüyor ve bazı hayatları deÄŸiÅŸtiriyor. EÄŸer müzikle ilgilenen biriyseniz bizi izleyeceÄŸiniz yer burası.
Her zaman çok görkemli konserler veriyorsunuz. Küçük kulüplerde, barlarda çalmayı özlüyor musunuz? Daha az sayıda dinleyici karşısında belki.
The Edge: Onu da yapıyoruz. Ara sıra onu yapıyoruz. U2′nun müziÄŸinde böyle büyük mekanlara uyan bir ÅŸeyler var. Gittikçe konser mekanlarımız büyüdü. Daha önce “Bundan büyük olmasın” dediÄŸimiz oldu, ama baktık oluyor. Kendimizi çok rahat hissediyoruz.
Bono: MüziÄŸimizin tepesinde bir çatı yok. Opera tarzında bir müzik. Film yapımcılarını düşünün. Francis Ford Coppola’yı… Büyük boyutlarda çalışan kiÅŸileri. Fellini’yi… Büyük duygular söz konusu. Dünyanın her yerinde sahne aldık. Amerika’da, İngiltere’de. Bir kulüpte 11 kiÅŸiye çaldık. Çok dolaÅŸtık ama bu tür mekanlarda bir heyecan var. EÄŸer mekanla, müzik uyum saÄŸlarsa. O zaman çok özel bir deneyim oluyor. Ama müzikle uymuyorsa, hoÅŸ olmuyor. Çok futuristik bir hava hakim. Uzay gemisini andırıyor. Kendi ÅŸovumuzdan söz etmiyorum. Bu stadyumlar böyle. Åžehrin dışında tuhaf görünümlü yerler. Biz de uzay gemisiyle oraya iniyoruz sanki. Çok 21′inci yüzyıl tarzı. 21′inci yüzyıl için…
Tabii Orta DoÄŸu konusunu konuÅŸmak isterim. Åžu anda Orta DoÄŸu’daki politik durum hakkında ne düşünüyorsunuz? Obama’nın ve David Cameron’ın politikaları hakkında düşüneceleriniz neler?
Bono: BildiÄŸiniz gibi biz İrlandalıyız. Belki de benzeri ÅŸekilde tatsız ve karmaşık durumlar yaÅŸamış bir milletteniz. Orta DoÄŸu’da olanlar İrlanda’da olanlardan çok farklı deÄŸil. İrlanda’da asla barış olmayacağı söyleniyordu. Kontrol altına alınması zor bir durumdu. İki taraf da İrlanda’da olup bitenler hakkında çok ateÅŸli, çok öfkeliydi. Bir kelime var. Kötü bir kelime haline geldi, ancak dilimizdeki en güzel kelimelerden biri. O kelime “uzlaÅŸma” İrlanda ödün vererek huzurlu bir yer haline geldi.
Bill Clinton, Tony Blair gibi liderler, sınırın iki tarafındaki İrlandalı liderler sayesinde. Orta DoÄŸu’ya baktığınızda her yerde adaletsizlikleri görüyorsunuz. Bahçelerinin üstünden roketler yaÄŸan İsraillilerden, kümeslerde yaÅŸamak zorunda kalan insanlara. Her yerde insan haklarının ihlal edildiÄŸine tanık oluyorsunuz. Grubumuz her zaman Uluslararası Af Örgütü’nün üyesiydi. İnsan haklarının ihlaline karşıyız. Nerede olursa olsun. Taraf olmuyoruz. İrlanda’daki mücadelede de taraf tutmadık. Hiçbir mücadelede taraf olmadık. Ödün denilen o çok deÄŸerli kelimeye inanıyoruz. Liderler cesur olur, riske girerlerse, yapabileceklerini düşünmedikleri ÅŸeyleri yaparlarsa Orta DoÄŸu’ya barışın geleceÄŸine inanıyoruz.
Son iki sorum. Jack White ve Jimmy Page ile bir araya geldiniz. Gerçekten muhteşemdi. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?
The Edge: Büyük saygı duyduğum iki gitarist ile bir araya gelmek harikaydı. Az kalsın yoğunluğum yüzünden yapamayacağım bir projeydi. Ama ne kadar yoğun olsam da, bunun gibi harika bir şeye vakit ayırmalıyım dedim. Gerçekten de müthişti.
Benim de en beÄŸendiÄŸim gitaristlerden birisiniz. Son sorum. Türkiye’deki dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz? İstanbul’da onlarla buluÅŸmadan önce söyleyecekleriniz var mı?
Bono: İstanbul’da bir dinleyici kitlemiz var. O sıradışı ÅŸehirde, o sıradışı kültürde. Öylesine karmaşık, öylesine büyüleyici bir kültürde. Umarım ÅŸarkılarımızı dinleyenler vardır. Umarım normalde radyoda ÅŸarkılarımızı çalmayanlar, ÅŸarkılarımızı çalar. Böylece ÅŸarkılarımız öğrenilir. Ve umarım konserimizi izlemeye gelenler, hayatlarının en güzel gecesini geçirirler. Çünkü sahneye çıktığımızda bunu istiyoruz. Bizim için her gece, hayatımızın en güzel gecesi. Sahneye bu düşüncelerle çıkıyoruz. Dördümüz için çok özel bir duygu. O kimyayı yakalamak. Biz Dublin’den çıkmış, basit bir gruptuk. Rock and roll’un ana renkleriyle yola çıktık. İçinde birçok duygu barındıran, adaletsizlikle yüzünden öfke barındıran, hayat ve sevgi konularında tutku içeren bir müzik yapıyoruz. Siz de bunlara sahipseniz, güzel bir gece geçirebilirsiniz. EÄŸer sahip deÄŸilseniz, konserimize gelmeyin.
Siz Türk dinleyicilerinize bir şeyler söylemek ister misiniz?
The Edge: Sonunda Türkiye’ye gideceÄŸimiz için çok mutluyuz. Bono’nun söylediÄŸi gibi, tarihi açıdan çok zengin bir ülke. Türk lokumunu çok severdim. DoÄŸuya açılan kapı orası. Gitmeyi dört gözle bekliyoruz.
Bono: BoÄŸaziçi Köprüsü’nden yürüyerek geçmek çok özel bir an olacak. Çok teÅŸekkürler.
6 Eylül Pazartesi akşamı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek konser, 2010 yılının en büyük etkinliği olmaya aday. Stadın her bölgesinden sahnenin rahatça izlenebileceği konserin bilet fiyatları 50 TL’den başlıyor. (ntvmsnbc)
Â
Benzer Haberler
Kerpe
152 kiÅŸi okudu.


