Kastelli’nin mektubundaki not
Türkiye’nin bir dönemine 550 bin kişiden topladığı 2 buçuk milyar dolarla damgasını vuran Banker Kastelli adıyla bilinen Cevher Özden, fırtınalarla geçen yaşamına dün Kadıköy’deki ofisinde tek kurşunla son verdi. Banker Kastelli olarak tanınan ünlü batık banker Abidin Cevher Özden, dün Kadıköy’deki işyerinde ağzına dayadığı silahla intihar etti. Geride, “Ölümümden kimse sorumlu değildir” yazılı bir not bırakan Kastelli’nin intiharıyla ilgili polis geniş çaplı inceleme başlattı. Olay yerinde ölen Özden daha önce de oğlunun mezarında kurşun sıkmıştı… Kadıköy Kuşdili Caddesi üzerinde bulunan Efes Çarşısı’ndaki bürosunda ağzına silah dayayan Abidin Cevher Özden, silahı ateşledi. Özden, olay yerinde hayatını kaybetti. Kastelli’nin intihar etmeden önce ailesi ve çocuklarına ulaştırılmak üzere eşine, çocuklarına ve cumhuriyet savcısına 6 ayrı mektup bıraktı. Özden, intiharından önce savcıya bıraktığı notta, niyetinin kimseyi aldatmak ve kandırmak olmadığını yazdı. Özden, haksız yere suçlandığını savunan Özden, “Bugüne kadar işlerim ters gitti. Niyetim; kimseyi aldatmak ve kandırmak değildi. Bu nedenlerle ailemle aram bozuldu. Ölümümden kimse sorumlu değildir” diye yazdı.
BORSAYI KURAN ADAM
Borsa ve sermaye piyasasını kuran adamın kendisi olduğunu defalarca söyleyen Kastelli, “Repoyu yaratan, tasarrufun ne olduğunu halka anlatan adamım. Ama bunlar gündeme gelmiyor hiç, ancak sansasyon taraflarıyla gündeme geliyoruz” demişti. Kastelli’nin 3.5 milyar dolar portföyü, 560 bin müşterisi vardı. Bir zamanlar ayda 100 bin dolar harcama yapan Kastelli borsayla, dövizle, altınla ilgili işlemler yapıyordu. Yurtdışı köprü finans kredilerinde aracılık yapan Kastelli, kendisinin para imparatoru olduğunu belirtiyordu.
İSTİFALAR DİZİSİ
Kastelli’nin yurtdışında bulunduğu sırada Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Turgut Özal, Maliye Bakanı Kaya Erdem ve İmar Bakanı Şerif Tüten istifa etti. İstifalara Özal ile Adnan Başer Kafaoğlu arasındaki ‘Tahvillere uygulanacak yöntem ve Güney Sanayi’nin kurtarılması operasyonunda’ ortaya çıkan görüş ayrılıklarının neden olduğu öne sürülüyordu. 18 Temmuz’da, 1982 yılında aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybeden üvey oğlu Hakan Bahadır’ın Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında intihar girişiminde bulunmuştu.
BUNALIMIN NEDENİ
Bir dönem serveti 4 milyar dolara ulaşan Kastelli, 16 bin 500 YTL’lik senedinin protesto edilmesiyle bunalıma girmişti. Kastelli, “Tablo ve antikalarımı satsam birkaç milyar dolar eder” diyerek de zenginliğini anlatıyordu. Sadece 700-800 bin YTL borcu olan Kastelli’nin, piyasadan en az 10 milyon dolarlık alacağı bulunuyordu. Ancak Kastelli, parasını bir türlü alamıyordu.
FIRTINALI HAYAT
Trabzon Sürmene’ye bağlı Baştımar Köyü’nde 1933 yılında doğmuştu. Kurduğu şirketleri Kastelli namıyla ticaret defterlerine kaydettiriyordu. Babasının babası Hacı Tahirzade Tevfik Kaptan 25 mavnadan oluşan bir deniz filosuna sahip olup Karadeniz sahilleri ve Rusya’daki ticari faaliyetleriyle meşhurdu. Özden’in varlıklı olan ailesi, Baştımar Deresi’nin sahil kısmına adını veren Kastel mevkiinde yaşıyordu. Bu yüzden Özden, iş hayatında da unvan olarak “Kastelli” adını kullanıyordu. Özden, 1982′ye kadar bankerlik piyasasının en büyüleri arasında yer alıyordu. Ancak piyasanın artık tahammül edilemez duruma gelen risklerin önüne geçmek için alınan önlemler, “Ayanlar’dan Memiş Ağa’nın torunu Hafız Mehmet’in yeğeni Cevher Özden’in de sonunu getirdi. 1982 yazına doğru artık sadece Çavuşoğlu- Kozanoğlu grubuna bağlı Hisarbank’ın ve Özer Çiller’in başında bulunduğu İstanbul Bankası’nın sertifikalarını satmaktan başka bir yolu kalmayan Kastelli’ye son darbe 18 Haziran 1982′de indirildi. Bu tarihte tüm bankaların imzaladığı bir kararla artık bankaların bankerler aracılığıyla mevduat sertifikası pazarlamama kararı alması Kastelli’nin elini kolunu bağladı. Bundan sonra kaçıp kovalama ve mahkemelerle geçen hayatına dün kendi isteğiyle son verdi.
EVİNE HACİZ GELMİŞTİ
Cevher Abidin Özden son olarak karısı Mukadder Özden’in evine haciz getirdiği iddiaları ile gündeme gelmişti. Eşi Mukadder Özden’in üzerine kayıtlı Maçka’daki 375 metrekarelik 3 milyon dolarlık daireye haciz gelmişti. Özden’in üvey oğlu Cemil Bahadır, annesi Mukadder Özden’in üzerine kayıtlı 3 milyon dolar değerindeki dairenin hileyle alınmak istendiğini savunmuştu. Üvey babasının borçlu gözüktüğü Nurgül Kaya ile ilişkisi olduğunu söyleyen Bahadır, “Kaya, Cevher Özden’in sevgilisi. Ortada 370 bin YTL değerinde senet var. Bu bir hile. Evi annemin elinden almak istiyorlar” demişti. Bahadır’ın iddialarına ‘Banker Kastelli’nin öz oğlu Nedim Özden de destek vermişti.
OGLU iNTiHARA iNANMADI
Özden’in avukatı Tufan Atlı, Özden’in 3-4 ay önce de bir intihar girişiminde bulunduğunu belirterek, “Sıkıntısı vardı. Refahtan gelen bir insanın büyük krize düşmesi insanı bunaltıyor” açıklaması yaptı. Atlı, “Bana, içeriğini hiç kimseye söylemememi istediği bir mektup bırakmıştı” dedi.
SABAH BERABERDİK
Cevher Özden’in oğlu Nedim Özden basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özden, “Babam ile sabah birlikteydik. Saat 09.30′da evden çıktı. İyi görünüyordu. İntihar ettiğine inanmıyorum” diye konuştu.
TUNUS’TA YAKALANMIŞTI
Türkiye’nin en mühim adamları kapımda kuyruk oluyordu diyen Banker Kastelli, halktan aldığı parayı sanayiciye aktarıp, bu alışverişten komisyon alıyordu. Bu işlem sırasında parasına para, gücüne güç katan Özden, 1982′ye kadar 550 bin kişiden 2.5 milyar dolar topladı. 1980 askeri müdahalesinin ardından yaşanan sıkıntıların bitmemesi nedeniyle yaşanan durgunluk ve kriz, Banker Kastelli’yi vurdu. Dört oğlu da İsviçre’de öğrenim gören Kastelli, eşiyle birlikte her cuma onların yanına gidip, pazar günü dönüyordu. 20 Haziran 1982′de yine çocuklarının yanına gitti, ancak bir daha geri dönmedi. 1 Ekim 1982′de dönemin Maliye Bakanı Kaya Erdem başkanlığındaki heyet Kastelli’yi Türkiye’ye getirdi. 8.5 yıl süren davanın ardından aklanan Kastelli’ye itibarı da iade edildi. Kastelli o dönemi “Eski bakanlardan Y.K. beni arkamdan hançerledi. Benim yanımda çalışıyordu o zaman. İsviçre’den, çocuklarımın yanından aradım onu. ‘Turgut Bey’e söyle tasfiye edeceğiz’ dedim. Telefonu kapatmış, şirkettekilere ‘Patron kaçtı, dönmeyecek’ demiş. Sonra Ankara’ya gidip bütün servetimi yurtdışına kaçırdığımı söylemiş” sözleriyle anlattı.


Leave a Reply