Kastelli ağzına sıktı
Bankerlik furyasının estiği döneme damga vuran Abidin Cevher Özden, beynini dağıtan kurşunla canına kıydı…
KASTELLİ, dün saat 12.30′da İstanbul Kadıköy Kuşdili Caddesi’ndeki bürosunda ruhsatlı tabancasının namlusunu ağzına soktu ve tetiği çekti. Silah sesini duyup bir alt kattan büroya koşan korumasıyla şoförü, kan gölüne dönen masada ünlü bankerin cansız bedenini buldu.
İSTEMEDEN ALDATTIM…
KASTELLİ’nin canına kıymadan önce eşi, avukatı, çocukları, hizmetçisi ve savcı ile Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’e hitaben yazılmış 6 ayrı mektup bıraktı. Savcıya bıraktığı mektuba, ‘Niyetim kimseyi aldatmak ve kandırmak değildi. İşlerim ters gitti’ mesajını yazdı.
2. DENEMEDE BAŞARDI
AVUKATI Tufan Atlı, geçen yıl da intihara teşebbüs eden ünlü bankerin son günlerdeki ruh halini, ‘Bu kez başardı. Sıkıntısı vardı’ diye açıkladı. Kastelli’nin ailesiyle arasının 370 bin YTL’lik borcunu ödeyemediği için evine haciz gelmesinden dolayı açık olduğu da öğrenildi.
Neler yaptı?
Kastelli, 1980 başında ortaya çıkan bankerlik müessesinin bir numaralı aktörü oldu.
O dönemde piyada dönen 150 milyar liralık paranın 100 milyarını tek başına topladı.
Aralarında Cüneyt Arkın ve Ajdan Pekkan’ın da olduğu Türkiye’nin en ünlü simalarını reklam filmlerinde oynattı.
Paraları toplamasından 2 yıl sonra 19 Haziran 1982′de, arkasında onbinlerce bankerzede bırakarak İsviçre’ye kaçtı.
Türkiye’ye yurtdışına çıkardığı para tükenince yıllar sonra döndü. Hemen tutuklandı. Yeni ikamet adresi Bayrampaşa Cezaevi’ydi.
Kastelli’nin yol açtığı mali deprem dalgası nedeniyle Hisarbank ile İstanbul Bankası battı.
Geçen yıl 17 Temmuz’da üvey oğlunun Karacaahmet’teki mezarının başında intihara kalktı. Ancak 8 el havaya ateş etmekle yetindi.
Kastelli ağzına sıktı
Banker Kastelli olarak tanınan Abidin Cevher Özden, Kadıköy’deki ofisinde intihar etti. Ardında biri hizmetçisine 5 mektup bıraktı…
80′li yılların popüler kişiliği, bankerlik olayının başkahramanı, yaşantısı ve yaptığı işlerle binlerce ailenin önce umudu, sonra da karabasanı olan, ‘Banker Kastelli’ olarak bilinen Abidin Cevher Özden, Kadıköy’deki işyerinde tabancasını ağzına dayayarak intihar etti. Kuşdili Caddesi, Efes Çarşısı’nın ikinci katındaki bürosunda meydana gelen olay sonrası polis çevrede araştırma yaptı.
OFİSTEN GÖNDERMİŞ…
EDİNİLEN bilgiye göre, sabah saatlerinde ofisine gelen Özden, koruması ve şoförünü yalnız kalmak istediğini belirterek bürodan gönderdi. Alt katta bekleyen koruması Erkan Şat, silah sesini duyup ofise girdiğinde, Özden’i koltuk üzerinde kanlar içinde buldu. Çağırılan ekiplerin yaptığı incelemede Özden’in olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşıldı. Araştırmalarda masa üstünde ikisinde, ‘Savcıya verilecek’ yazan toplam 5 adet kapalı zarf içinde not bulundu.
İŞTE BIRAKTIĞI NOT
ÜZERİNDE, ‘Savcıya verilecek’ yazan mektupta, Cevher Özden, haksız yere suçlandığını, basının üzerine çok geldiğini savunarak, ‘Bugüne kadar işlerim ters gitti. Niyetim; kimseyi aldatmak ve kandırmak değildi. Bu nedenlerle ailemle aram bozuldu. Ölümümden kimse sorumlu değildir.’ ifadelerine yer verdi. Hizmetçisine bıraktığı mektupta ise, eşine iyi bakmasını istediği öğrenildi. Kastelli ile karısı ve çocuklarının malvarlığı kavgasına girdiği ortaya çıkmıştı. Borçları nedeniyle Özdenler’in Maçka’daki 375 metrekarelik evlerine haciz geldiği ileri sürülürken, Özden’in üvey oğlu Cemil Bahadır, annesinin üzerine kayıtlı 3 milyon dolar değerindeki dairenin hileyle alınmak istendiğini savunmuştu. Haciz memurları Özden’in Nurgül Kaya’ya olan 370 bin YTL borcuna karşılık daireyi haciz yoluyla satmak için 4 kez girişimde bulundu. 4 Aralık 2007′de Mukadder Özden’den borca kefil olduğuna dair imza alındı. Mukadder Özden’den olma üvey oğlu Cemil Bahadır işlemde hile olduğunu iddia etmişti.
Özner BERBER - Süleyman ARIOĞLU - Bülent ÇAMCI
Banker Kastelli kimdir?
TÜRKİYE’nin 80′li yıllarda yaşadığı ve birçok ailenin perişan olduğu banker olaylarında adını duyuran ‘Banker Kastelli’ adıyla tanınan Cevher Özden, halktan topladığı 100 milyar lira ile piyasanın en büyüğü konumundaydı.
‘YASA’ SONU OLDU…
ANCAK bir yandan piyasanın tahammül edilemez duruma gelen riskleri, hasarı denetim altına almak için getirilmek zorunda kalınan önlemler, bankaların mevduat sertifikası satışına getiren sınırlamalar ve daha sonra yasaklamalar Banker Kastelli’nin de sonunu getirdi.
YURTDIŞINA ÇIKTI…
1982 yılında Hisarbank’ın ve Özer Çiller’in başında bulunduğu İstanbul Bankası’nın sertifikalarını satmaktan başka bir yolu kalmayan Kastelli’ye son darbe 18 Haziran 1982′de indirildi. Türkiye’de faaliyet gösteren 40 bankanın imzaladığı bir kararla artık ‘Bankalar bankerler aracılığıyla mevduat sertifikası satmayacaklar ve pazarlamayacaklar’dı.
Kastelli alınan bu karardan sonra, 19 Haziran Cumartesi günü soluğu İsviçre’de alacaktı. Türkiye’ye dönüşte ise hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı vicahiye çevrilerek Bayrampaşa Cezaevi’ne konuldu. Kastelli’nin çöküşüyle mali sistemin ağır bir darbe yiyeceğini bilen zamanın Başbakanı Turgut Özal, Ziraat ve Pamukbank aracılığıyla Kastelli’ye büyük miktarda kredi sağlamaya çalışmış ancak başaramamıştı.
DOMİNO TAŞLARI GİBİ
KASTELLİ’nin ardından Hisarbank ve İstanbul Bankası da battı. Böylece Türkiye daha sonra defalarca tanık olacağı bir banka batışlarına sahne oldu. O dönemdeki bu banka ve banker hareketleri binlerce insanı perişan ederek, intiharlara yol açan tam bir facia olarak hafızalara kazındı.
Özden: Beni Yılmaz Karakoyunlu yaktı
‘Banker Kastellİ’ olarak bilinen Cevher Özden, 2000 yılında Tempo dergisinden Nilüfer Kas’la yaptığı röportajda, 1983 yılında batışıyla ilgili olarak Yılmaz Karakoyunlu’yu suçlamıştı. Daha sonra ANAP’tan İstanbul Milletvekili seçilecek olan Karakoyunlu’nun, o sıralar şirketinde genel koordinatör olarak çalıştığını belirterek, ‘Her zaman olduğu gibi İsviçre’ye çocuklarımın yanına gittim. O sırada bankaların çıkardığı yasa ile hisse senedi satmam yasaklandı. Ben de Karakoyunlu’yu arayıp şirketleri tasfiye etmesini söyledim. Ama Karakoyunlu basına, ‘Kastelli bütün mal varlığını alıp yurtdışına kaçtı’ dedi. Panik öyle başladı’ ifadelerini kullanmıştı. Karakoyunlu’yu Brütüs’lük yapmakla itham eden Cevher Özden, ihanetin arkasında, kendisinin, Karakoyunlu’nun yengesiyle yaşadığı 13 yıllık ilişkinin yattığını iddia etmişti. ‘Beni Yılmaz Karakoyunlu batırdı. O benim Brütüs’üm. Yengesiyle ilişkim var diye beni sırtımdan bıçakladı’ diyerek de açık açık meydan okumuştu.


Leave a Reply