İktidar yargı savaşı
Yargıtay Başkanlar Kurulu, hükümetin ‘Halk yetki verdi, istediğimi yaparım’ diyerek hukuku çiğnediğini rejimi tehdit ettiğini öne sürdü
Yüksek Yargı’nın en tepesindeki isimlerin yayınladığı muhtıra gibi bildiride şu görüşler savunuldu:
Hükümet, kendine yandaş, kendini kollayan güdümlü bir yargı yaratmayı hedeflemiştir.
Kapatma davasını etkilemek için yabancıları da arkasına alarak yargıya saldırmaktadır.
Kapatma davasında kendilerini savunmak yerine yargı mensuplarına hakareti tercih etmişlerdir.
Kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı ile toplum arasında husumet yaratmak istemektedir
Toplumsal tepkiye rağmen Anayasa türban için engellenemeyen bir hızla değiştirilmiştir.
Yeni Anayasa taslağı, bir siyasi görüşün istek ve direktifleri doğrultusunda hazırlanmıştır.
Yargı Reformu Projesi, yargının üst organlarıyla hiç bir görüşme yapılmadan hazırlanmıştır.
Taslak, Türk hukukçularından önce AB’ye sunulmuştur. Bu devlet ciddiyeti ile bağdaştırılamaz.
Asla unutulmamalı ki, tarih güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen bir devlete şahitlik etmemektedir.
Yargıdan sert uyarı
Yargıtay Başkanlar Kurulu, 8 ay sonra hükümeti hedef alan sert bir bildiri daha yayınladı. 5 başlıkta çok kritik mesajlar gönderdi
YARGITAY Başkanlar Kurulu, 8 ay sonra yaptığı toplantıda hükümete sert mesajlar gönderen 5 maddelik bir bildiri yayınladı. Bildiride Yeni Anayasa çalışmaları, AKP’ye açılan kapatma davası ve yargıya yönelik müdahaleler konusunda hükümete yönelik eleştiriler yer aldı. Bildiride, yargının bağımsızlığının hazmedilemediği ve yürütmeye yandaş, yürütme tarafından denetlenen bir yargı oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi.
YARGI ERKİ
YARGITAY Başkanlar Kurulu bildirisinde, Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden, Yargı erkine yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından kaygı duyulduğu belirtildi. Tüm bu gelişmelerin yargının bağımsızlığının hazmedilemediğinin göstergesi olduğu ve yürütmeye yandaş, yürütme tarafından denetlenen bir yargı oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi.
HUKUK DEVLETİ
BİLDİRİDE, bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde, Yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırılar ile Anayasa’nın temel ilkelerinin zedelendiği vurgulandı. Bildiride, ‘Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür” denildi.
Bildiride, ayrıca, yayımlanmış içeriği itibarıyla reform gibi gösterilen ve gerçekleştirileceği Devletçe taahhüt edilen birçok önerinin, yargı bağımsızlığı adına asla kabul görmeyeceği, yoğunluğunun Avrupa Birliği’nin önceki istişare ve ilerleme raporlarıyla ve keza kabul görmüş uluslararası yargı bağımsızlığı kavramlarıyla büyük ölçüde çeliştiği gözlemlenmiştir.
Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiserine, ”Yargı Reformu Strateji Taslağı”nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi: ”Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir. Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir. Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.”
YARGI REFORMU
”YARGI Reformu Strateji Taslağı”nın Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi’ne sunulmasının eleştirildiği bildiride, ”Bu konuya ilişkin Yargıtay’ca yapılan düzeyli ve hukuki uyarıya hiç de icaplı olmayan biçimde karşılık verildiği, zamanlaması, biçimi ve içeriği itibariyle kabulü mümkün olmayan taslakla, yürütme erkinin nasıl bir yargı erki yaratmak istediğinin gün ışığına çıktığı” kaydedildi.
YARGITAY Başkanlar Kurulu bildirisinde, ”Anayasa’nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak ‘en doğru ve en çağdaş Anayasa’ tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu” ifade edildi.
(AA)
Bildiri gereksiz ve siyasi..
ADALET Bakanlığı, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun hükümeti hedef alan sert bildirisinin gereksiz ve siyasi olduğunu açıkladı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, ‘Böyle bir açıklama yapmayı gerektiren bir olgu ortada yokken, böyle bir açıklama yapmanın mantığını anlayamıyorum. Bu bildiri tam ‘dam üstünde saksağan’ olmuştur’ dedi. Şahin, Adalet Bakanı olarak, yargı mensuplarına derin bir saygım var ancak zaman zaman yapılan bu tür bildirileri biraz da siyasi amaçlı olarak değerlendirdiğimi belirtmek istiyorum’diye konuştu. Şahin, bildiride eleştirilen yeni anayasa taslağı üzerindeki çalışmaların devam edeceğini belirterek, ‘O taslaktır. 5 yıllık bir yol haritasıdır. Geri çekilmeyecektir. Zamanla tartışılarak uzlaşılarak içi doldurulacak. Hiç kimse merak etmesin’ dedi


Leave a Reply