Hiçbir zaman siyasi açılıma kapalı olmadık
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu sorunuyla ilgili olarak, ”Biz bu konuda hiçbir zaman siyasi bir açılıma kapalı olmadık. Daha önce hiç olmayan önlemler aldık” dedi.Başbakan Erdoğan, Almanya’da yayımlanan Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği mülakatta, Güneydoğu Anadolu sorununu değerlendirdi.
Sınır ötesi operasyonun sona erdirildiğinin ve kendisinin de hafta sonunda Güneydoğu Anadolu’ya gideceğinin hatırlatılması ve “Bu, Kürt sorununun siyasi çözümü için bir başlangıç mı olacak?” şeklinde bir soru sorulması üzerine Erdoğan, Batman, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin’de AK Parti’nin gençlik ve kadın kolları kongrelerine katılacağını belirtti.
Erdoğan, “Burada bölgenin ve tüm Türkiye’nin sorunları hakkında konuşacağım. Biz bu konuda hiçbir zaman siyasi bir açılıma kapalı olmadık. Daha önce hiç olmayan önlemler aldık. İnsanlar bugün anadillerini öğrenmek için kurslar düzenleyebiliyor. Duvar afişlerinde, konuşmalarında ve festivallerinde kendi dillerini kullanabiliyor. Buna karşı hiçbir şey yok” dedi.
Başbakan, sözlerine, “Devletin yayın kuruluşu olan TRT’nin bir kanalı bu bölgede Kürtçe, Farsça ve Arapça yayınlar yapacak. Biz bölgede sadece Türkiye’nin güneydoğusuna değil, yayınların yapılacağı Kuzey Irak’a ve İran’a da bakıyoruz” diye devam etti.
Bölgede 46 bin sosyal konut yapıldığını, toplu kentleşme ve altyapıya da yatırım yaptıklarını ifade eden Erdoğan, “Gelecek 5 yıl içinde 12 - 15 milyar dolarlık ‘Güneydoğu Anadolu Projesi’ni tamamlayacağız. Parlamento’ya, Suriye ile olan 780 kilometrelik sınır bölgesinde mayınların temizlenmesi için bir yasa tasarısı sunduk. Sonuçta, bu bölge farklı bir yapıya sahip olacak” diye konuştu.
Türban gerilimi
Türban tartışmalarına da değinen Erdoğan, üniversitelerde başörtü yasağının kaldırılmasını eğitim hakkı ve özgürlüğü, ayrıca din ve vicdan özgürlüğü açısından değerlendirdiklerini söyledi.
“Üniversitelerde başörtü yasağının kaldırılmasını eleştirenlerin, bunun İslamlaşma yolunda bir ilk adımı teşkil ettiğini söylediklerinin” belirtilmesi üzerine Erdoğan, “Bu, yanlış. Başörtüsü İslamiyet’i yaşamanın tek yolu değildir. Bizbaş örtüsünü eğitim hakkı ve özgürlüğü, ayrıca din ve vicdan özgürlüğü açısından değerlendiriyoruz. Gelişmiş demokrasilerde nereye bakarsanız bakın, üniversitelere istenildiği gibi gidiliyor” dedi.
“Bizim ülkemizde de bu daha önceleri mümkündü” diyen Başbakan, “Her zaman, Batı, Batı, Batı diyoruz. Batı bunu niye yapıyor, biz bunu burada yaptığımız zaman niye sorun oluyor? Ben hem kapanana, hem de kapanmayana saygı duyuyorum. Hepsi bu ülkenin evlatları” ifadesini kullandı.
Erdoğan, “Laik bir ülke tüm inanç gruplarına karşı aynı mesafede durmalı. Birine yakın, diğerine uzak durmak olmaz. Eğer ülkemizde ayrımcılık varsa, bunun sorumluları, kapananlara üniversite kapılarını kapatanlardır. Parlamento’da 550 milletvekilinden 411′i başörtü yasağının kaldırılması için oy kullandı, 19 kişi buna karşı. Bir parlamenter demokraside 411 milletvekiliyle çoğunluk, muhalefetin bir kısmının söylediği gibi kaosla bir tutulabilir mi? Daha büyük bir anlaşma olabilir mi?” diye sordu.
Erdoğan, 301′inci maddeyle ilgili değişikliğin ertelenmesinin Türkiye’nin AB üyeliğinden vazgeçtiği anlamına gelip gelmediğinin sorulması üzerine de, Vakıflar Yasası’nı çıkarttıklarını ve emeklilik yaşının 65′e yükseltilmesini öngören yeni Sosyal Güvenlik Yasası’nı Meclis Genel Kurulu’na sevk ettiklerini belirterek, “Başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla ilgili tartışmalardan dolayı bu çalışmalar ertelenmişti. 301′inci madde büyük olasılıkla gelecek haftalarda yeniden gündeme gelecek. İfadeleri yeniledik, ancak maddeyi kaldırmayı düşünmüyoruz” dedi.
“AB sürecine aynı çabayı harcıyoruz”
“Yeni Türk hükümetinin AB sürecinde ilk AK Parti hükümeti kadar çaba harcayıp harcamadığı” sorusuna karşılık olarak da Erdoğan, bu süreçte aynı çabayı harcadıklarını söyledi.
Müzakerelerde 35 müzakere başlıktan 6’sının açıldığını ifade eden Erdoğan, Slovenya’nın dönem başkanlığında da 3 ya da 4 başlığın daha açılmasını beklediklerini kaydetti.
Erdoğan, “Hedefimiz tam üyelik. Bizim için bunun karşısında başka alternatif yok. Bir oyun sırasında kurallar değiştirilmez. Hiçkimse şimdi masaya oturarak bu başlıklar dışına taşan şeyler talep edemez. Biz, herkese davranıldığı gibi bize davranılmasını ve herkesin dürüst olmasını istiyoruz” dedi.
Almanya’daki yangınlar
Başbakan Erdoğan, Almanya’nın Ludwigshafen kentindeki yangın faciasından sonra vatandaşları itidalli davranmaya çağırdığının hatırlatılması üzerine, yangında, aralarında 5 çocuğun da bulunduğu 9 insanın öldüğünü, kendisinin de vatandaşları sakinleştirmeye çalıştığını ve yardım ekiplerine teşekkür ettiğini, ancak Türkiye’ye döndükten sonra da Almanya’da 10 farklı yerde yangın çıktığını ve posta kutularına kibritlerle nefret mesajlarının atıldığını söyledi.
Bunun Türk medyasının yayınladığı yanlış bir haber olduğunun hatırlatılmasına rağmen Erdoğan, Alman hükümetinin sıkı önlemler alması gerektiğini ifade ederek, “Ludwigshafen’deki evin kapısında Nazi işaretleri gördüm. Bana bunun çok daha önceden yapılmış olduğu söylendi. Almanya’da yakınlarım var ve bana ‘Korkuyoruz’ diyorlar. Bizler, diğer insanlara saygıyı öğreten bir medeniyetten geliyoruz. Biz yaratılmışı Yaradan’dan dolayı severiz. Sevgiye dayanırsak aramızda barış olur” şeklinde konuştu.


Leave a Reply