Hakan krizinde son gülen kim olacak

          0 Oylama

Kral, yıllardır gönderilmek isteniyor. Ancak bunu kimse başaramıyor. Tecrübeli futbolcunun bu gücü ise Fethullah Gülen cemaatine yakınlığına bağlanıyor. Şimdi herkes filmin nasıl biteceğini merakla bekliyor

Galatasaray yönetiminin aldığı Hakan Şükür’ü “ölümsüzleştirme” kararı eleştirileri de beraberinde getirdi. Florya’ya heykelinin dikilmesi, Galatasaray’ın futbol elçisi yapılması ve futbol akademisinin başına getirilecek olmasının yanı sıra özellikle de yurt içi ve yurt dışındaki tüm Galatasaray okullarının adının “Galatasaray Hakan Şükür Futbol Okulları” olarak değiştirilecek olması büyük tepki çekti. Yönetim, Hakan Şükür’ü onore edip, orta yolu bulup, tatlı dille yolları ayırmayı planlarken, yıldız oyuncunun gelecek hafta yapması beklenen sert açıklamalarının da önüne geçmeyi, Hakan’ı düşman edinmemeyi düşünüyordu.

Bu düşünceler doğrultusunda Hakan’ı “futbol elçisi” olarak atayan ve “jest yağmuruna” tutan yönetimin kararı, genelde çok abartılı bulundu. Camianın çoğunluğunda jestin dozunun kaçtığı görüşü hakim.

YÖNETİM BASKI ALTINDA

Yönetimin kararları arasındaki Hakan Şükür Futbol Okulları projesi ise kafaları karıştırdı. Hakan’ın Fethullah Gülen’e olan yakınlığı Galatasaray’da yıllardır varolan Gülen sendromunu yine gündeme getirdi. Gençler üzerindeki hakimiyeti zaten bilinen Hakan’ın, bu unvanla daha da güçleneceği ve bu durumun camia için tehlikeli boyutlara ulaşacağı ileri sürülüyor. Hakan Şükür krizi Galatasaray’da yıllardır baş ağrıtıyor. Her gelen yönetim bu konuda iki zıt baskıyı bir arada yaşıyor. Camiadan gelen “gitsin”, devletin, hem de üst kademelerinden geldiği iddia edilen “kalsın” baskısı.

2001-2002 sezonunda 8 ay başkanlık yapan Mehmet Cansun, takımı karıştırdığı gerekçesiyle “Hakan’ın kontratını uzatmayacağım” dedi, başaramadı.

Özhan Canaydın ondan sonra göreve geldi. Yıllar boyu bu konuda O da sıkıntı yaşadı. “Takım Şampiyonlar Ligi şampiyonu da olsa, Hakan tüm rekorları da kırsa, boş mukaveleye imza da atsa onunla yolları ayıracağım” dedi. Sonuç yine aynı oldu. Canaydın sonunda başkanlığı bıraktı, ama Hakan hep Florya’daydı.

POLAT İDDİALIYDI AMA…

Adnan Polat geldi. “Ben varken, Hakan seneye yok” diyecek kadar iddialı konuştu.

Artık bu sene yolların kesinlikle ayrılması bekleniyordu. Çünkü Hakan ile kulüp arasında yıllardır yaşanan problemler, polemikler, Hakan’ın dini inançlarını ummadık anlarda gündeme taşımasının kulübe getirdiği sorunlar bardağı taşırma noktasına getirdi.

Jübile teklifi de yapıldı. Sonuçta bir anlamda “sen bir daha futbol oynama” dendi. Ama yönetimin aldığı son kararlar soru işaretlerine yol açtı.

İşte bu örnekler Hakan Şükür’ün camiada ne denli güçlü olduğunu gösteriyor. Yıllardır gönderilmek isteniyor, ama kimse başaramıyor.

BİR DE EŞİ TÜRBAN TAKSA…

Bu gücü de, Hakan’ın ilk evliliğinin nikah şahitliğini de yapan Fethullah Gülen ile olan bağlantısına bağlanıyor. Bu sayede soyunma odasından bile Başbakan’a rahat rahat ulaşabiliyor. İstediği an milletvekili olabilecek, Spor Bakanlığı’na getirilebilecek isim olarak gösteriliyor. Şimdiki yorumlar da Galatasaray yönetiminin Fethullah Gülen kanadından ve önemli mevkilerdeki kişilerden gelen baskı ve telkinler ile Hakan’ı onore edip kucakladığı yolunda.

Hatta ve hatta Hakan Şükür’ün eşinin türbanlı olmamasının onun adına yarattığı sıkıntılar da sık sık dile getiriliyor. “Eşi de türbanlı olsa şimdi hem milli takımdaydı, hem Galatasaray’da futbola devam ediyordu” iddiaları kesilmiyor. Bakalım bu filmin sonu nasıl bitecek. Son gülen kim olacak!



Tepkiler

İsabetli bir teklif

Hakan Şükür’e yapılan bu teklif çok isabetli olmuştur. Hakan futbolcu olarak hizmet etmek istemiyorsa, bundan sonra kulübüne futbol adamı olarak hizmet edebilir. Dar çerçevede düşünürsek, teknik direktör olarak değil de spor yöneticisi olarak görev yapabileceğini düşünüyorum. Mesela Futbol A.Ş.’nin başına geçebilir. İngiltere’de eğitim alıp kulübün üst mevkilerinde göreve gelebilir. Adnan Polat’a Hakan ile ilgili bir baskı geldiğini düşünmüyorum. Polat, baskı yapılabilecek birisi değil. Bunlar bize has komplo teorileri gibi geldi bana. Hakan’ın da ‘Jübileyi kabul etmiyorum’ demesi yanlış. Tabii mütevazılık gösteriyor. UEFA Kupası’nı kaldıran futbolcular önemlidir. Ama Hakan’ın yeri ayrıdır bizde.

Çok tehlikeli bir durum

Hakan’ın G.Saray tarafından onurlandırılması son derece normal ve gerekli. Ancak futbolcu ile kulübün geçmişte yaşadığı problem ve polemikler bugün hâlâ devam ederken, kulübü yıpratan sorunları göz önüne alınca, bu kararın Hakan sevgisinden kaynaklanmadığını düşünüyorum. Hakan’ın kalma talebine rağmen G.Saray yollama kararı aldı. Böyle bir durum varken özellikle altyapı yatırımlarında Hakan Şükür adının öne çıkarılması doğru değil. Gülen cemaatine yakınlığı bilinen Hakan’ın, bu düşüncesinin gençler üzerinde tehlike arz ettiği düşünülürse, iyiden iyi sıkıntı verecek bir durum söz konusu. Büstünün dikilmesi başka, futbol okullarına isminin verilmesi, ona emanet edilmesi çok başka ve çok tehlikeli.

Bizce sorun yoktur

Konu daha çok yeni. Bizim kendi aramızda görüşülmüş bir şey yok. Yönetim görüşmeleri esnasında öneriler düşünülmüş. Faaliyete geçmesi biraz zaman alır. Ayrıca yönetime Hakan Şükür konusunda baskı olduğuna dair bana hiçbir şey ulaşmadı. Telkinlere ne başkan ne de yönetim kurulu uymaz, bu yakıştırmadır. Metin Oktay’a her zaman saygı duyulur. Önemli bir numunedir. Hakan da uzun süre başarıyla hizmet verdi. Çok da başarılı oldu. Şampiyonluklarımızda bulundu. Yönetim, onu onurlandırmayı uygun gördüyse bizim için sorun yoktur. Burada Hakan Şükür’ün tercihi önemli. Belki spora devam etmek ister. Bu karşılıklı yapılmış bir centilmenliktir.

Hayretler içindeyim

Hakan’ın ne durumda olduğunu herkes biliyor. Ama ben gazetelerdeki açıklamalarından dolayı şok oldum. Ayrıca nasıl olur birisine böyle kapsamlı yetki verilir. Hayretler içindeyim. Hakan kesinlikle kulüp aleyhine demeç vermemeli. Ayrılacaksa tatlı ayrılması gerekir. Özellikle Feldkamp ile aralarındaki diyalog konusunda aba altından sopa gösteriyor. Bu açıklamanın ardından kulübün internet sitesinde bir şey yok. Sonra da yönetimden bu teklif geliyor. Hakan’a bu yetkileri veriyoruz. Bunu anlamak mümkün değil. Bu Feldkamp’ın dediklerinin doğru olduğunu gösteriyor. Hata mı temizleniyor anlayabilmiş değilim.



Onay kavgası

Galatasaray Yönetimi’nin Hakan Şükür konusundaki tasarrufu Sarı-Kırmızılı camiada bomba etkisi yarattı. Camianın ileri gelenleri, yönetimin verilen bir ismi değiştirme hakkının olmadığını, ayrıca Metin Oktay Tesisleri’ne de herhangi bir heykelin yönetim kurulu kararıyla dikilemeyeceği görüşünü savundular. Bunların yapılabilmesi için genel kurul kararı gerektiğini vurgulayan ileri gelenler, “Galatasaray Yönetim Kurulu, kendini Galatasaray Spor kulübü gibi görmek zorundadır. Galatasaray, mahalle takımı gibi yönetilemez. Bu tip olaylar devam ederse, genel kurulu toplar gerekeni yaparız” dediler. Kulüp Başkanı Adnan Polat ise Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı’yı ziyaretinde eleştirilere cevap verdi. Hakan Şükür’ün adını taşıyan futbol okullarından birisinin Beylikdüzü’nde olabileceğini belirten Polat, “Hakan’ın heykelinin dikilmesi için yönetim kurulunun kararı yeterli. Elbette eleştiriler ve tartışmalar olacaktır. Ama biz doğru bir karar verdiğimize inanıyoruz. Hakan Şükür, Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ismi. Biz inandığımız bir karar aldık. Ben Hakan’ı 20 yıldan uzun bir süredir tanıyorum. Onun bana kırılma ve küsme gibi bir lüksü olamaz” diye konuştu.

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>