Baykal zehir gibi konuştu
İktidarların seçimden çıkmış olması demokrasiyi güvence altına almaya yetmez
Dokunulmazlık zırhına saklanan başbakanlar, bakanlar demokrasilerde yoktur
İktidar olanakları ile kendi yakınlarına ihale ayarlamak, demokrasilerde yoktur
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal , TBMM’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı nedeniyle gerçekleştirdiği özel oturumda, AKP hükümetini hedef aldı. Ağır sözler kullanan Baykal konuşması AKP’li vekilleri tarafından yuhalandı. AKP’lilerin Baykal’a yönelik protestosu CHP’liler tarafından tepki ile karşılandı. Baykal’ın konuşması şöyle:
Demokrasilerde neler yok?: İktidarların seçimden çıkmış olması, demokrasiyi güvence altına almaya yetmez. Dokunulmazlık zırhının arkasına saklanan başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri demokrasilerde yoktur. Kendi suçları için af çıkaran bakanlar, milletvekilleri demokrasilerde yoktur. İktidar olanakları ile kendi yakınlarına ihale ayarlamak, demokrasilerde yoktur. İktidar olanakları ile devlet bankalarını kullanarak yakınlarınıza yandaş medya satın almak demokrasilerde yoktur. Anayasanın temel ilkelerini dini temellerde yeniden yorumlayacağız diyenlere devletin en önemli görevlerini vermek, demokrasilerde yoktur. Devletin önemli yönetim birimlerini cemaate teslim etmek demokrasilerde yoktur. Derslerde cihat çağrıları yapan, öğrencilerinin beynini yıkayan kadrolaşma anlayışına Milli Eğitim Bakanlığı’nı teslim eden zihniyete demokrasilerde yer yoktur.
Yargıya baskı yapanlar var
Saygısızlık: Bu devleti kuranlar, en güç koşullarda bile yabancıların hakimiyetine girmeyi kabul etmemişler. İmparatorluğun son yıllarında da yabancıların baskılarına boyun eğmeye razı olanlar vardı. Onlara karşı Atatürk ve yüce meclisimiz inançla direnmeyi bilmiştir. Ne yazık ki değerli arkadaşlarım, bugün de milli egemenliğimize, bağımsızlığımıza saygı göstermeyen bazı yabancı çevrelerin, kendi iradelerini Türkiye’ye dayatmaya çalıştıklarını örnekleriyle görüyoruz. Türkiye’nin bağımsızlığının en güçlü teminatlarından biri olan yüksek yargı organlarımıza baskı yapmaya yeltenenler vardır. Daha da vahimi, bu dış baskıları tahrik ve teşvik eden bazı çevreler de vardır. Bunları şiddetle kınıyoruz.
İşbirlikçi değiliz: Egemenliğimiz, işbirlikçi teslimiyetçi değildir, millidir. Egemenliğimiz dine dayalı değildir, laiktir. Siyasi iktidarların meşruiyetinin temeli anayasa ve hukuktur. Demokrasilerde hiçbir iktidarın kendi meşruiyeti ile ilgili tartışmaları, yeni bir anayasa yaparak ortadan kaldırması mümkün değil. Denetimsiz iktidar, demokratik değildir, meşru değildir. Siyasi meşruiyetin kaynağı, anayasadır, hukuktur. Anayasa ve hukuk zafiyetleri, oy oranları ile kapatılamaz.


Leave a Reply