‘Aynı ülkenin çocuklarıyız, bizi farklı görmeyin’
Milli Eğitim Bakanlığı’nca başlatılan ‘Gönül Köprüsü’ projesi tüm yurtta yeni kardeşliklerin kurulmasına sebep oluyor.
Doğu ile batı arasındaki dostlukları pekiştirmesi amaçlanan proje çerçevesinde önceki gün Diyarbakır’dan yola çıkan 3 bin 780 öğrenciden 210′u İstanbul’a geldi. Birçoğu hayatlarında ilk kez deniz gören çocuklar, Boğaz’da tekne turu yaptı. Birlik ve beraberlik mesajları veren öğrencilerin temennisi ise, “Biz aynı ülkenin aynı çocuklarıyız. Bizi farklı göstermeyin.” oldu. İstanbul’a ilk kez geldiğini ifade eden öğrencilerden Eda Hanımöz, özellikle denizi çok güzel bulduğunu söyledi. Hanımöz şöyle konuştu: “İlk söylendiğinde pek inanmamıştım ama hayalim gerçekleşti, çok mutluyum.” Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in himayesinde başlatılan projeye 81 ilden 100 bin öğrenci katılıyor. İlköğretim 7. ve 8. sınıflar ile ortaöğretim 9. ve 10. sınıflardan öğrencilerin katıldığı proje kapsamında 48 ilden çocuklar 32 kente taşınacak. Öğrencilere, 5 gün konaklayacakları kentte mihmandar aileler de eşlik edecek. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı öğrenci yurtlarında konaklayan öğrenciler, gezi sırasında bulundukları kentin tarihî ve turistik yerle-rini gezme, mihmandar ailelerinin de yaşam koşullarını yerinde görme imkânı bulacak.
Berivan Turhan, Silem İbiceker, Arzu Taştan ve Eda Hanımöz, İstanbul’u ilk kez gören binlerce Doğulu öğrenciden sadece birkaçı. Bahçelievler, Büyükçekmece, Zeytinburnu, Beşiktaş ve Üsküdar’daki yurtlarda konaklayan 82’si kız 210 öğrenci, İstanbul’daki ilk günlerinde Boğaz gezintisi yaptı. İskelede İstanbul’u izleyen ortaöğretim 9. ve 10. sınıf öğrencileri, Boğaz’ı gördüklerinde hayranlıklarını gizleyemedi. İstanbullu akranlarıyla kısa sürede kaynaşan Diyarbakırlı çocuklar, projeyi hayata geçiren MEB ve Turkcell’e teşekkür etti. İstanbul’a ilk defa gelme şansı yakalayan Berivan Turhan (15) duygularını, “Burada yeni bir arkadaşım, ikinci bir ailem oldu. İyi ki gelmişim.” sözleriyle ifade etti. ‘Gönül Köprüsü’nün gönüllerini fethettiğini aktaran Turhan, “İçimizde bir önyargı vardı. Ancak bizi 40 yıllık arkadaşları gibi karşıladılar. Çok mutluyuz.” şeklinde konuştu. Turhan’ı evinde misafir eden Özlem Aydın’ın (16) mutluluğu ise daha başka: “İyi ki de geldiler. Birbirimizi çok sevdik. Gitmesini istemiyorum.” İstanbul’da yaşayan Kübra Yaman da gönül kardeşlerini gördüğü için çok mutlu: “Onlara İstanbul’un en güzel yerlerini gezdireceğim. Burada evlerini aramayacaklar. Biz de onların yaşadıkları yerleri görmek ve soludukları havayı teneffüs etmek istiyoruz.”
Birbirimizden farklı değiliz, sadece tanımıyoruz
Diyarbakır’dan gelen Silem İbiceker ile kısa sürede gönül dostu olan Nilden Orhan, arkadaşının ismini çok beğendiğini kaydetti. “Onun gelişi iyi oldu. Kafamdaki Doğu’da yaşayan insanlara dair kötü düşünceler yıkıldı.” diyen Orhan, beş gün sürecek misafirliğin kısalığından şikâyetçi. “Tanıştıktan sonra farklı olmadığımızı anladım.” sözleriyle arkadaşına sevgisini anlatan Silem İbiceker, Boğaz’ın dizilerdekinden daha güzel olduğunu kaydetti. İbiceker, gezi boyunca filmlerde gördüğü yerleri tanıma fırsatı bulacağını aktardı. İstanbullu Duygu Çağıl ile kısa sürede kaynaşan Arzu Taştan da arkadaş grubuna hemen uyum sağladığını dile getirdi. Çağıl, şunları söyledi: “40 yıllık dostlar gibi olduk. Arkadaşımın gitmesini istemiyorum.” İstanbul’a ilk kez geldiğini ifade eden Eda Hanımöz, kenti çok farklı bulduğunu, özellikle denizinin çok güzel olduğunu söyledi. Güzel arkadaşlıklar kurduklarını belirten Hanımöz, şöyle konuştu: “Böyle bir fırsat hayatımda ilk kez geldi, değerlendirdim. İlk söylendiğinde pek inanmamıştım ama hayalim gerçekleşti.”


Leave a Reply