GazetelerTR.com Editörü`in son yazilari
Demirel Önce assınlar dedi sonra?
Mayıs 7th, 2010
1968 kuşağının devrimci gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının 38. yılında anılıyor.
Elimden hükümet alınmıştı
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 6 Mayıs 1972′de idamına ilişkin, “O devir içerisinde benim siyasi sorumluluğum yok. Benim gücüm yok. Çünkü benim elimden de hükümet alınmış. O gün ülkeye hakim olan güç benim elimden de hükümeti almış” dedi.
Tasarruf seçilmiş Meclisindir
Süleyman Demirel: “Bu hadise devletin tasarrufudur, yani mahkemeden geçmiştir, Meclis tasdiklemiştir. İcra edilmiştir. Bu bir tane de değildir. Birçok tanedir. Durup durduğu yerde de olmuş değildir. Onun içindir ki o tasarruf seçilmiş Meclisindir. Zaman içerisinde meclislerin birtakım kararları yadırganabilir. Ama karar meşrudur, meşruiyet tartışması yapılamaz. Bundan kötüleme tartışması çıkartamazsınız, o zaman devlet işlemez” dedi.
“İÇİM SIZLAR AMA”
Gazetecilerin “Adı geçen gençlere sizin ‘yurt dışında eğitim bursu önerdiğiniz’ şeklinde haberler de çıkmıştı” sözleri üzerine Demirel, “Hayır, o haberlerin hiçbirisi doğru değildir. Sadece içim sızlar, şimdi de sızlar. O zaman da sızlamıştı. Ama ülkede kanunu, nizamı çiğneyemeyiz ki… Ortada merhamet, vicdan var. Ama kanun, nizam da var. Kanun icra edilmiş. Zorla yapılmış bir işlem de değil, mahkemeden geçmiş, temyizden geçmiş, her türlü savunma imkanları tanınmış ve bu neticeye gelinmiş” diye konuştu.
Yeni AUDİ A8
Audi’yi üst sınıfta temsil eden amiral gemisi A8, yenilenen üçüncü nesliyle Türkiye’de satışa sunuldu. 4.2 lt’lik benzinli ve dizel V8 motor seçenekleriyle satışa sunulan aracın başlangıç fiyatı 350 HP gücündeki dizel versiyonda 182.453 Euro iken, 372 HP gücündeki benzinli versiyonun başlangıç fiyatı 185.453 Euro olarak belirlenmiş. Keskin geometrik çizgilerin bolca kullanıldığı yeni A8 selefine göre büyüyüp ağırlaşırken, markanın sportif orta sınıf modeli A4’ü hatırlatan çizgilere yer verilmesi dev sedanın olduğundan daha kompakt ve dinamik görünmesini sağlıyor. 5137 mm’lik uzunluğuyla sınıfının en büyükleri arasında yer alan araçta 4 tekerlekten çekiş sistemi her iki motor seçeneğinde de standart olarak sunuluyor. LED’li gündüz farlarına sahip çift xenon farların standart olarak sunulduğu araçta tam LED farlar ise opsiyon listesinde yer alıyorlar. 800 Nm’lik heybetli tork değeriyle dikkat çeken dizel versiyon 5.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasıyla spor otomobillere kafa tutarken, 7.6 lt/100 km’lik ortalama tüketim değeriyle ise neredeyse kompakt sınıf değerleri sunuyor. Türkiye’de normal dingil mesafeli versiyonuyla satışa sunulan Audi A8’in 13 cm uzatılmış versiyonu olan A8 L W12 ise dünyaya ilk kez Pekin Otomobil Fuarı’nda merhaba diyor. 500 HP gücünde 6.3 lt’lik W12 motorun görev yaptığı araç özel ön ızgarasıyla farklılaşırken, üstün Audi’nin en can alıcı detayı şüphesiz, uçakların business sınıfını hatırlatan ayak uzatma bölümlü arka koltukları olacak.
Deniz Gezmiş`in son fotoğrafı
Mayıs 6th, 2010
Bu onların çektirdiği onların çektirdiği son fotoğraftı.
Fotoğrafın çekildiği tarih: 5 Mayıs 1972 idamlarının bir gün öncesi.
Yer: Mamak Cezaevi avlusu.
6 Mayıs’ın 38. yıl dönümü törenlerine birkaç gün kala yayınlanan bu fotoğraf, cezaevindeki bir asker tarafından çekilmiş ve bu zamana kadar saklanmış.
Bu fotoğraf ilk defa gün yüzüne çıkıyor.
Soldan sağa Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan.

Nuri Ergün Konuştu !
Mayıs 6th, 2010
Karagümrük çetesinin cezaevindeki lideri Nuri Ergin, hakkındaki bir dava kapsamında getirildiği adliyede Ergenekon davasının tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük’e seslenerek, “Akıllı ol. Ben kaybedecek maça oynamam” dedi.
Yürekleri varsa kendileri mesaj versin
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nuri Ergin, cezaevi aracıyla Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Cezaevi aracından indirilen Ergin, adliyeye girişi sırasında, Ergenekon sanığı Veli Küçük’e seslendi. ”Yürekleri varsa kendileri bize mesaj versin. Veli Küçük akıllı ol. Ben kaybedecek maça oynamam” diye bağıran Ergin, daha sonra jandarma tarafından adliye binasına alındı.
Nuri Ergin’in Veli Küçük’ü tehdit ettiği o an

İnfaz emrini Küçük’ten aldık
Ergenekon iddianamesinde delil olarak geçen bir CD`nin görüntüleri ilk kez ortaya çıktı. 2000`de Uşak Cezaevi`nde çıkan isyan sırasında çekilen görüntülerde yeraltı dünyasının ünlü ismi Nuri Ergin Sabancı`nın katil zanlısı Duyar`ı öldürdüğünü söylüyor, infaz emrini emekli general Küçük`ten aldığını ima ediyor..
Zekeriya Öz’e ihbar mektubu
9 Ocak 1996`da suikasta uğrayan Özdemir Sabancı`nın katil zanlısı Mustafa Duyar da cinayetten 3 yıl sonra, Afyon Cezaevi`nde öldürülmüştü. Yıllar sonra Ergenekon soruşturmasıyla Duyar`ın infazı yeniden gündeme geldi. Soruşturmanın iddianamesinde Duyar`ı Karagümrük çetesi lideri Nuri Ergin`in öldürdüğü, azmettiricinin ise soruşturmanın bir numaralı zanlılarından emekli general Veli Küçük olduğu iddiası yer alıyordu. Bu iddia soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz`e gönderilen bir ihbar mektubuyla ortaya çıkmıştı. Mektupta bir CD vardı. CD`nin içinde de, Ekim 2000`de, Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin Uşak Cezaevi`nde çıkardığı isyanın şu ana kadar hiçbir yerde yayınlanmayan görüntüleri yer alıyordu.
5 mahkum bıçaklandı ve gözleri oyuldu
Nuri ve Vedat Ergin, Afyon Cezaevi`nde yatarken 15 Şubat 1999`da aynı cezaevinde yatan Sabancı Suikastı sanığı Mustafa Duyar öldürülmüştü. Duyar`la aynı odada kalan dolandırıcı Selçuk Parsadan da ağır yaralanmıştı. Bunun üzerine Ergin kardeşler Kartal Cezaevi`ne, ardından da Uşak Cezaevi`ne nakledilmişlerdi. Kavgalı oldukları mafya lideri Alaattin Çakıcı`nın adamları da bu cezaevine nakledilince Nuri ve Vedat Ergin kardeşler isyan çıkarmıştı. Ergin kardeşlerin aynı cezaevinde yatan çete elemanlarıyla çıkardıkları isyanda 118 kişi rehin alınmış, 5 kişi de bıçaklanıp gözleri oyularak öldürülmüştü.
‘Bu devlet bana Mustafa Uyar’ı öldürttü’
İşte bu isyan anından çekilen görüntülerde ilk olarak pencereden atılan iki mahkum göze çarpıyor. Mahkumlardan ilki yüzü peçeli Karagümrük Çetesi üyeleri tarafından atıldıktan hemen sonra pencereye, üzerinde sadece iç çamaşırı olan ikinci bir mahkum çıkarılıyor. Ve bu mahkum aşağı atılmadan önce yüzü peçeli biri tarafından göğüs kısmından 6 kez bıçaklanıyor. Dengesini kaybeden mahkum daha sonra aşağı atılıyor. Duvarları kiremit rengine boyanmış hapishane penceresinden bu kez Nuri Ergin çıkıyor. Ergin, sağ elini havaya kaldırarak, `Bu devlet bana Mustafa Duyar`ı öldürttü. Ben öldürttüm. Şimdi canlı söylüyorum` diye bağırıyor.
‘Veli Küçük’ü ara beni sor!’
Hemen ardından da başka bir pencerede, çevresinde beş-altı yüzü peçeli mahkumla görülen Vedat Ergin ise elinde tabanca ile önce iki kez `Bak` diyor, ardından da, `Veli Abi`yi ara, Veli Küçük`ü ara. Beni sor. Başka da bir şey söylemiyorum. Allah`a emanet olun` diyor. Hem Nuri Ergin hem de Vedat Ergin, bu açıklamayı kendilerini çeken kameraya bu sözleri söylüyor.
İstanbul`a yakın yerler
Mayıs 6th, 2010
Bu hafta sonu en yakın nereye gidebilirsiniz…
İstanbul`un yanıbasında sadece 120 km uzağında tertemiz yolu misgibi doğası ile Karadeniz`in size en yakın Cenneti Kerpe sizleri bekliyor…
İstanbul`un yanıbaşında olup da bakir kalabilmiş yerlerden birtanesi Kerpe.Hem Doğasıyla hem de deniziyle bölge halkının haftasonları akın ettiği muhteşem bir bölge.Sıfır çevre kirliliği tertermiz denizi ile, yemyeşil ormanları ile sizi kendine çeken muhteşem bir yer…
Kerpe
Kerpe Pansiyon
Kerpe Restaurant
Kerpe Yeme İçme
Kerpe Konaklama
Kerpe Otel
Kerpe Tatil
Kerpe Rehberi
Kerpe Turları
Kerpe Otelleri
Kerpe Another
Youtube yasağı 2 yıldır devam ediyor !
Mayıs 6th, 2010
You tube yasağı 4 mayısla 2 yılı buluyor.. Bu İnternetden korkmaktan, interneti ve çağı algılayamaktan, internete ilişkin düzgün yapılanma kuramamanın sonucudur. İnternetin marjinal problemlerine İnterneti yasaklayarak çözüm aramak en çok Türkiye’ye zarar vermekte; deyim yerindeyse Türkiye Harakiri yapmaktadır. Ülkemiz, interneti kontrol etmeye çalışan, Donkişot vari internete savaş açan bir ülke görüntüsü çizmektedir. Yasaklar, en iyisinden, Devekuşu misali Türkiyenin kafasını kuma gömmesidir. Bu yasak, bir mahkememizin yetkisini tüm dünya olarak görmesi nedeniyle devam etmektedir. Devlet ricali yasağı eleştirmekte, ama yasağı kaldıracak çabayı da hiç kimse göstermemektedir. “zararlı içeriği”, yönetişim ilkeleri ışığında modern dünyaya paralel, ve yurttaşları bilinçlendirerek büyük ölçüde çözmek mümkündür. Ülke olarak yasaklama refleksinden vazgeçip, interneti yaşamımızı kolaylaştırmak, demokrasimizi geliştirmek, toplumsal kalkınmayı sağlamak, dünya ile rekabet için kullanmaya odaklanmamız gerekir.
Youtube yasağına konu olan 10 video’nun yarısı kaldırılmış, yarısının ise Türkiye’den erişimi youtube tarafından engellenmiştir. Mahkemelerimiz, dünya üzerindeki Türkler yoluyla, yetkisini tüm dünya olarak görmektedir. Böylece kendi ifade özgürlüğü normumuzu ve yasakçı bakış açımızı tüm dünyaya empoze etmeye çalışıyoruz. Ülkemiz, adı konmadan, dünya internetine savaş açmıştır. Yasakçı bir bakış açısıyla, dünyadaki tüm yer sağlayıcıların Türkiye’de kayıt olmasını istemekteyiz. Tedbir olarak verilen kararlar, yargılama yapılmadan kesin karar gibi uygulanmaktadır. Ülkemiz, İnternetin potansiyelini kavrayamadığı için, matbaadaki gecikmeye benzer bir mantıkla, interneti yasaklamaktadır.
İnterneti Nasıl Algılamalıyız ?
İnternet bir bilgisayar ağının ötesinde, insanları ve insanlığın düşünce ve kültür ürünlerini kapsayan bir ağ; insanların buluştuğu, örgütlendiği, iş yaptığı, öğrendiği, öğrettiği, eğlendiği, paylaştığı; yaşamın tüm boyutları ile içiçe geçmiş bir ortamdır. Dünya, İnternetin başını çektiği Bilgi Toplumuna geçişin arayışı içinde. Bilgi toplumu, bilim, teknoloji, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik ve istihdam kaynağı olduğu, bağımsız ve yaratıcı bireyin öne çıktığı bir toplum yapısını işaret ediyor. Küçük büyük tüm ülkeler bütün vatandaşlarını internet okuryazarı yapmaya, ve internetden yararlanmasının yollarını aramaktadır. Herkesin internete ucuz ve kolayca erişimini sağlamaya, tüm şirketlerin iş süreçlerini internete uyumlu yapmaya, kamu yönetimini internete taşımaya koyulmuşlardır.
İnternet geniş kitlelerin iş birliğine, beraber üretimine, deneyim ve bilgi birikimini, kişisel bilgi ve meraklarını paylaşmayı mümkün kılmıştır. İnternet hiç kimsenin tahmin edemediği biçimde gelişmekte, sıradan yurttaşa bunları fazla teknik beceri gerektirmeden, kolay, ucuz ve hızlı yapma ortamı sağlamıştır. 3G gibi mobil teknolojiler, ve gelişen bilişim teknolojileri ise bunu insana her an sürekli olarak sunmaktalar. Dünya yurttaşları da buna olumlu cevap vermişlerdir. Web 2.0 servisleri, özellikle Sosyal Ağlar, wikipedia, Linux ve Açık kaynak dünyası, açık ders malzemeleri, bunun örnekleri arasındadır. Kitleler, internet üzerinden insanlığın ortak sahibi olduğu ürünler geliştirmekteler.
İnternet üzerinde 1.8 milyar insan mevcuttur. 733 milyon bilgisayar İnternet alan adı sistemine kayıtlıdır. Yeni tarama motoru cuil.com 127 milyar sayfayı indekslediğini söylemiştir, yani en az o kadar da sayfa bulunmaktadır. netcraft.com 242 milyon web saymıştır. 192 milyon civarında alan adı mevcuttur. 130 milyonu aşkın kişisel web/günlük var. Tüm İnternette 100 milyonlar ölçüsünde video var.. Facebook’un kullanıcı sayısı 400 milyonu, twitter 105 milyonu , linkedin 50 milyonu aştı.Dünyada günde 250 milyar e-posta gidiyor, bu yılda 90 trilyon demek. Sosyal ağlar, yurttaş temelli içerik aldı başını gidiyor. Sosyal ağlarda kadınlar önde gidiyor. Twitter’da en cok izlenen kişiyi takip eden, 4.25 milyon insan var, Obamayi 3.8 milyon kişi izliyor. Twitter’da 100 bin, Facebook’ta 500 bin uygulama var. Twitterda günde 55 milyon kısa mesaj var. Yurttaş fotoğraflarının toplandığı Flicker’de 4 milyar foto var. Facebook’a her ay 2,5 milyan resim yükleniyor. Her gün 200 milyon facebook kullanıcısı facebook’a bağlanıyor. Youtube üzerinde günde 1 milyar video izleniyor. Video pazaranın %40′i youtube’ta. Her dakika 20 saatlik video youtube’a yükleniyor.
Türkiye’de ise 26-30 milyon civarında kullanıcı, 3.1 milyon bilgisayar, 215 bin Türkiye içinde, 870 bini Türkiye dışında alan adı var. Halkımızın, %27’si interneti düzenli kullanıyor, %67’i hiç internet kullanmamış Evlerin %81’inde internet yok. Kadınların %80’i internet kullanmıyor. Bu kırsal kesimde %90′lar ölçüsünde.
Youtube, facebook, twitter, flicker, myspace, linkedin gibi sosyal ağlar bir eğlence ve arkadaşlık ortamların ötesine geçmişler; bir işbirliği, iş yapma, örgütlenme, pazarlama, dağıtım, öğrenme, tanıtım ortamı haline gelmekteler. Fortuna 500 firmaları, uluslarası kuruluşlar, vakıflar, üniversiteler artık sosyal ağlarda yer almakta, paydaşlarla sosyal ağlar üzerinden çift yönlü etkileşime girmekte, birlikte üretme, ürün ve politika üretme sürecine girmişlerdir.
Youtube’ta ne var ?
Youtube tüm dünyada sıradan kullanıcıların, üniversitelerin, firmaların, uluslarası kurumların, yani kullanıcıların oluşturduğu içeriği sunan, tüm dünyaya hizmet eden, günde 1 milyar videonun izlendiği bir web. Dünya üzerinde 9500 üniversite, youtube’u kendi ders mazlemeleri/videolar için kullanıyor. 4000′i aşkın vakıf, 2300 banka, 2300 Enstitü youtube’u kurumsal olarak bir dağıtım kanalı olarak kullanıyor. Youtube’da “türkiye” taranınca 320 bin, “turkey” taranıncada 476 bin video çıkıyor. Galatsaray için 107, fenerbahçe için 115, beşiktaş için 51 bin video var. istanbul için 266, antalya , alanya, bodrum ve marmaris için yaklaşık 7 bin video var. Obama taranınca milyonun üstünde video, 6000 civarında kanal bulunmakta.
İnternet, insanların buluştuğu, iş yaptığı, eğlendiği, öğrendiği, öğrettiği, çeşitli elektronik nesneleri değiştiği, paylaştığı, okuduğu, yazdığı bir ortamdır. İnternet, kütüphanelerin, gazete ve dergilerin, TV’lerin, müzelerin, laboratuvarların, sergilerin, konser salonlarının olduğu, insanlığın kültür mirasının paylaşıldığı bir ortamdır. İnsanlar arası iletişim, iş birliği ve dayanışmanın olduğu bir ortamdır. Yaşamın tüm boyutlarına, tüm mesleklere, tüm yaş gruplarına hitabeden, yaşamın yansını bulan, insanlığı etkileyen önemli bir gelişmedir.
Bilişim, bilgi teknolojileri ve İnternet, insanlığı yeni bir toplum biçimine taşıyan, tetikleyen ve temsil eden içiçe geçmiş araçlar bütünüdür. İnsanlık, sanayi ötesi bir toplum biçimine, Bilgi Toplumna geçişin sancılarını yaşamaktadır. Bu anlamda bilgi, temel zenginlik kaynağı, verimlilik, rekabet kaynağı ve istihdam aracıdır.
Beyinsel emek yaratılan katma değer açısından, kol emeğinin önüne geçmiştir. Yer altı zenginliklerinden, bankalardaki paralardan çok entelektüel sermaye öne çıkmıştır. Bunun sonucunda ülkelerin zenginlik kaynağı, yetişmiş insanların beyinlerindeki bilgidir denebilmektedir.
“Bilgi toplumu”na yönelişin bir sonucu olarak, sektörlerin yapısında önemli değişimler gözükmektedir. Telekom, basın, medya, eğlence sektörleri köklü olarak değişmektedir. Kamu yönetimi, bu gelişmeler sonucunda ciddi bir yeniden yapılanma arayışına girerek, kendini e-devlet uygulamaları şeklinde ortaya koymaktadır. Ülkeler ve Birleşmiş Milletler, AB, Dünya Ekonomik Forumu gibi uluslararası yapılar, ülkeleri ve tüm dünyayı “bilgi toplumu”na taşımak için planlar yapmaya, eylem planları ortaya çıkartmaya, her çocuğa bir dizüstü bilgisayar gibi tüm dünya yurttaşlarına yönelik projeler üzerinde çalışmaya başlamıştır.
Kısaca tüm dünya, “bilgi toplumu” hedefini benimsemiş ve ona yönelmek için ciddi bir çabaya girmiştir. Bu bağlamda ülkemizde de 2006-2010′u kapsayan bir “Bilgi Toplumu Stratejisi” ve “Eylem Planı” bulunmaktadır. Kamuoyunın farkında olmadığı bu proje, dağınık yapı ve sahipsizlik nedeniyle büyük ölçüde bitirilemiştir.
5651 Ne Getirdi ?
Ülkemizdeki yasaklamaları tetikleyen, 5651 nolu aceleye getirilmiş, internetden korkan bir felsefeyle yazılmış, bir tepki ve yasaklama yasasıdır. Özgürlükler ve güvenlik dengesinin, özgürlük aleyhine bozulduğu, “internetde benim istemediğim kuş, ne pahasına olursa olsun uçmasın” bakış açısıyla, evrensel hukuk ve Anayasanın temel ilkelerinin feda edildiği bir düzenlemedir. Bu amaçla, BTK içinde İletişim Başkanlığına (TİB), hukukçu ve iletişimci ağırlıklı 93 kişilik kadro veriliyor, ve İnterneti temizleme görevi veriliyor. Yurt dışındaki webleri, TİB, resen, sorgusuz sualsiz, savunmasız, haber vermesiz kapatma yetkisine sahip. Bu yetki yurt içinde mahkemelere ait. Bu gün en az 6000 webin yasaklandığını biliyoruz, ama tam sayıyı kimse bilmiyor. TİB hukuk mahkemlerinin medeni kanun ile fikri ve sinai haklara ilişkin kararları görev alanı dışında saymış, ama ceza mahkemelerinden gelen 5651 dışı yasaklamaları uygulamıştır.
Bugün yasaklamalar konusunda , kanımca, bir hukuk faciası uygulanmakta. Savunma alınamdan verilen tedbir kararları, kesin karar olarak uygulanmakta, ve ülke içinde yargılam ayolu açılamaktadır. Youtube 2 yıldır yasaklaı olmasına rağmen , bu konuda devletimizin açtığı bir dava yoktur. Bizim, İnternet Teknolojileri Derneği olarak AİHM’e açtığımız dava var.
Ne Yapılmalı ?
5651 Bilişim STK’larının “imdat çığlıkları” arasında yangından mal kaçırıcasında çıktı. Bu süreçte, 10 milyon blog’un olduğu WordPress, Myspace.com, DailyMotion.com, alibaba.com gibi büyük, milyonlarca kullanıcının üye olduğu, içerik eklediği çoğu weblerin yanında, richarddawkins.net, turandursun.com, anarsist.com, ataist.org gibi aykırı görüşlerin ortaya atıldığı weblerde yasaklardan nasibini aldı. Bu yasaklamalar, her zaman 5651 nedeniyle olmuyor; kişisel haklar ve fikri ve sinai hakların ihlali nedeniyle Türkiye’nin her hangi yerinde bir mahkeme, hiç bir savunma almadan, bir bilirkişiye başvurmadan tedbir olarak bir yasaklama getirebiliyor. 5651 kaldırılıp, daha özgürlükçü, katılımcı, ve hukuka ve adelete uygun bir düzenlemeye gidilmedilir. Bu yönde Kartepe Çalıştayında temel ilkeler kamu, sivil toplum ve özel sektörçe ortaya kondu.
Yasakcı refleksten kurtulup, hoşgörü, katılım ve saydamlık temelinde, ifade özgürlüğünü esas alan, uzun vadeli ülke çıkarlarını gözeten süreçleri kurmalıyız. Yasaklama, ancak son çare olarak ve geçici olarak düşünülmelidir. Yurttaşları adına karar veren devlet refleksiden vazgecip, yurttaşları bilgilendirip, kararı ona bırkan bir bakış açısına geçmeliyiz.
Kısa vadede hassas olduğumuz konularda, kendi normlarımızı tüm dünyaya dayatma çabamızdan vazgeçmeli, ve İnternetin Türkiye’den görüntüsü ile yetinmeliyiz. Bir nesne , Türkiye’deki IP’ler için yoksa onu kaldırılmış saymalıyız. Adaletsiz bir şekilde suçsuz yurttaşlarımızı cezalandırmaktan vazgeçmeliyiz. Bir kitap, hatta bir paragraf yüzünden koca kütüphaneleri yasaklamak düşüncesini bırakmalıyız. Başarılı olduğumuz sürece, kendimize zarar veririz. BTK’nın işini yapmaması nedeniyle, bir kaç video nedeniyle youtube’u 2 yıldır kapalı tutmak Türkiye’ye zarar veriyor. Nesne temelli filtreleme kolayca yapılabilir; BTK bunu yapacak, mali, idari ve teknik beceriye sahiptir.
İnternet aynı zamanda sokaktır. “Zararlı İçerik”in yanında, çeşitli zararlı unsurlarda var. Özgürlükler, kişisel mahremiyet ve gelişmenin önünü tıkamamak, zararlı unsurlarla mücadelede özenle korunmalıdır. Toplumun ilgili kesimlerini paydaş olan bir yönetişim yapısını kurmak, gelişme için çok önemlidir. Ülkemizin hassasiyeti olduğu konulardaki “zararlı içeriği”, Bilişim STK’ları ve internet gönüllüleri ile birlikte harekete ederek çözebiliriz. Kamunun katı refleksi yerine, sivil toplumun esnek, katılımcı, diyalog temelli yapısı bu sorunu daha kolay çözebilir. Devletin, esas olarak, “zararlı içerik”le mücadeleyi yurttaşa bırakması, demokrasilerde, esastır. Devlet bunu destek olmalıdır; ama işi yurttaşa bırakmalıdır.
İnternet, insanlığın gelişme önemli bir aşamayı temsil etmektedir. Gelişme, dünya ile bütünleşmek, AB’ye girmek isteyen, özgür bireylerin oluşturduğu, çok renkli ve çok sesli bir Türkiye için vazgeçilemez bir araçlar bütünüdür. Gelin, İnterneti kalkınmamızı hızlandırmak, demokrasimizi geliştirmek, ortak aklımızı oluşturmak, bireyler olarak kendimizi geliştirmek, birlikte üretmek için kullanalım.
İnternet Yaşamdır !
Kaynak:http://blog.akgul.web.tr/?p=98
Online araç devri nasıl işliyor ?
Mayıs 6th, 2010
Araç devir işlemlerinde yetki 1 Mayıs itibariyle noterlere verildi. Ancak vatandaşlar noterlerin altyapı eksikliğinden dolayı işlemleri yapamadıklarını, işlemleri yapabilmek için 1 hafta sonrasına gün verdiklerinden şikayetçi oluyorlar. Bu sorunların cevabını Türkiye Noterler Birliği Başkanı Hasan Yeni yanıtladı.
Sistem oturmadığı için kısa süreli aksaklıklar yaşanıyor
Türkiye Noterler Birliği Başkanı Yeni, hiçbir noterin ileri bir tarihe devir işlemi için gün vermediğini, böyle bir şeyin olmayacağını söyledi. Yeni, 1 Mayıs’tan bu güne kadar 1744 araca geçici ruhsatının noterlerce teslim edildiğini belirtti. Başkan Yeni, devir işleminin noterler tarafından yapılmasının çok doğru bir iş olduğunu ancak kolay bir iş olmadığını sözlerine ekledi. Başkan Yeni, sistemin henüz tam oturmadığı için ara sıra kısa süreli aksaklıklar yaşanabileceğini kaydetti. Yoğun bir şekilde devir işlemlerine odaklandıklarını söyleyen Yeni, sistemin tam oturması halinde devir işlemlerinin 5-10 dakika aralığında gerçekleşeceğini söyledi.
Devir işlemi 69 TL
Başkan Yeni 20 TL + KDV ücreti noterin aldığını, 46 TL ücretin ise trafik tarafından alındığını söyledi. Trafiğin aldığı ücretin nedeni olarak ise ruhsatın isim yazılı yaprağının değişmesinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.
Noterde işlemlerin hızlı gerçekleştirilebilmesi için notere giderken bazı evrakların hazır bulundurulması gerekiyor.
İşte bulundurulması gereken evraklar
-Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Trafik Cezası Sorgusu (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.)
-Aracın muayenesinin olması gerekiyor.
-Adres kayıt sisteminde sorgulama (Trafik tescil belgesi TC Kimlik numaranızın kayıtlı olduğu adrese postalanacaktır. Bu nedenden dolayı adres bilgileriniz güncel olmalı.)
Satış için gerekli belgeler
-Tescil Belgesi (Ruhsat) veya Tescile İlişkin Geçici Belge
-Trafik Belgesi
-Geçerli Kimlik Belgesi (Nüfus Cüzdanı, Ehliyet, Avukat Kimliği, Pasaport)
-İşlem Vekaleten yapılacak ise vekaletnameler
-Firma için vergi numarası
-Yabancılar için vergi numarası
-Firmalar için imza sirküleri
(Burak Taşçı / Habertürk)
Yeni Makyajlı Toyota Corolla
Mayıs 6th, 2010
Yenilenen Corolla’da yeni ön tampon ve ızgaralar, yeniden şekillendirilmiş ön farlar kadar akıcı duruyorlar. Arka tarafta ise krom bagaj süslemesi ve renkleri gözden geçirilmiş stop lambaları dikkat çeken detaylar. İç mekanda daha çok kalite hissini arttırmaya yönelik yenilikler yapılmış olsa da alt kısmı düzleştirilmiş direksiyon hemen dikkat çekiyor.
Fluence 3 Liraya 100 km gidiyor!
Mayıs 6th, 2010
Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, Fluence’ın önümüzdeki yıldan itibaren elektrikli otomobil olarak dünya gündemine oturacağını söyledi. Renault’nun geçen yıldan itibaren büyük bir değişim yaşadığını belirten İbrahim Aybar, “Çok daha kirlenmemiş bir dünyayı insanlara bırakmak için minimum karbondioksit salınımını önemsediğimizi gösterdik. Bu anlamda Renault büyük bir adım attı ve artık dünyada geleceğin elektrikli otomobillerle şekilleneceğini lanse etti” diye konuştu.
ŞARJ İSTASYONU KURULMALI
Mersin 4’üncü Otomobil, Ticari Araçlar Fuarı’nda konuşan Aybar, elektrikli otomobil çalışmaları yürütülürken altyapının tamamlanması ve şarj istasyonlarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Elektrikli araçların kullanımda büyük ekonomik katkı sağlayacağını belirten Aybar, “Mesela bir otomobil 100 kilometrelik yolda aşağı yukarı 5 litre yakıt yakıyor. Bu 16-18 lira arasında değişiyor. Aynı mesafede tükettiğiniz elektrik bugünkü fiyatla 3 liranın altında olacak” dedi.
BU YIL GEÇEN YILKİ RAKAMLARI YAKALARIZ
Otomobil satışlarında ilk üç ayda geçen yıla göre yüzde 7’lik artış yaşandığını belirten Aybar, bu oranın hafif ticaride yüzde 20 olduğunu kaydetti. Geçen yıl uygulanan Özel Tüketim Vergisi indirimi sayesinde kısa çalışma ödeneklerine müracaatların kalktığını, vardiyaların azalmadığını dolayısıyla sektörde kan kaybı yaşanmadığını belirten Aybar, “Bu yıl korkumuz vardı. Ancak ilk dört aydaki eğilim bizi korkulardan arındırdı. Bu yıl satışta geçen yılki gibi 557 binlere ulaşabiliriz” diye konuştu.
Yurtdışından emekli olanlara müjde
Hürriyet’in haberine göre, düşük emekli maaşı alan Türk vatandaşları ‘ek vergiden’ kurtuldu.
Ocak 2011′den itibaren Türkiye’de yaşayan emekli gurbetçi Türk vatandaşlarının maaşından vergi kesmeye hazırlanan Alman Maliye’si ikna edildi. İki ülke arasında sağlanan uzlaşma sayesinde yıllık emekli maaşı geliri 10 bin Avro’nun altında olan gurbetçi emeklilerden vergi kesilmeyecek.
Bir başka ifadeyle aylık emekli maaşı 830 avro’nun altında olanlar vergi ödemeyecek. Yıllık geliri 10 bin Avro’nun üzerinde olanlardan ise Almanya yüzde 10 vergi alacak.
YÜZDE 20 VERGİDEN VAZGEÇİRİLDİ
Alman Maliyesi, iki ülke arasında 1985′te imzalanan gelir ve servet üzerinden alınan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasını 21 Temmuz 2009′da tek taraflı feshetmişti. Bu karar üzerine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Almanya’nın kararını değiştirmesini sağlamak için bir heyet görevlendirdi.
Ağustos ayından itibaren devam eden çetin müzakereler sonucu Türk bürokratlar, kıran kırana pazarlık yaptılar. Bunun sonucunda Almanya her seviyede maaşa ‘kademeli’ olarak yüzde 20′ye varan oranda vergi getirme düşüncesinden vazgeçirildi.




