Gunun Sozu:  Ne olursan ol, Göründügün kadarsin. Nasil görünürsen görün; Karsindakinin seni gördügü kadarsin
 

“Atatürk’ten sonra gelmiÅŸ en önemli ikinci lider ErdoÄŸan’dır”

image

BDP Diyarbakır Milletvekili Åžerafettin Elçi, son günlerin gündem maddelerine iliÅŸkin bir deÄŸerlendirmede bulundu. Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’ya konuÅŸan Elçi, BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’a övgüler yaÄŸdırdı. Elçi, ErdoÄŸan’ın Atatürk’ten sonra gelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük lider olduÄŸunu vurguladı. Åžerafettin Elçi bu sözleriyle BDP kanadını kızdıracak.
İŞTE ELÇİ’NİN ALTAYLI’YA VERDİĞİ O RÖPORTAJ;

Şerafettin Elçi geldi dün ziyaretime.

Benim için en güvenilir Kürt politikacıların başında gelir. Habertürk’te bir programa katılmak için gelmiÅŸ. Bana uÄŸramadan geçmek istememiÅŸ.

Epey sohbet ettik.

Merak ettiğim konuyla başladım sohbete.
“BDP ne zaman Meclis’e gelecek?”

“Ben BDP’de siyaset yapmıyorum. Kendi partime geçtim biliyorsun, ama saÄŸolsun oradaki arkadaÅŸlar bilgi ve tecrübelerime baÅŸvurmak konusunda çok açıklar. Hatta burada kal dediler. Ben kalmamayı tercih ettim. Tabii sık sık görüşüyoruz. KonuÅŸuyoruz. Bugün de Meclis’e gelip gelmeme konusunun da ele alınacağı bir toplantı yapıyorlar. Buraya gelmesem ben de katılacaktım. Karar oradan çıkacak” dedi.
“Ne çıkacak peki”

“BDP’deki arkadaÅŸlar da Meclis’e katılmaya hevesliler. Onlara da söyledim. Biz Meclis’te siyaset yapmalıyız diye. Tamam tepki ve tavır haklıydı. Soruna dikkat çektik ama bu tavır sonsuza kadar sürmemeli. BDP’deki arkadaÅŸlar da bu fikirde. 1 Ekim’den itibaren Meclis çalışmalarına katılacağız.”

Gündemin heyecanlı maddesine de değinmeden geçmek mümkün değildi.

“MİT MüsteÅŸar Yardımcısı’nın ve BaÅŸbakanlık MüsteÅŸar Yardımcısı’nın örgüt temsilcileriyle yaptığı görüşme birileri tarafından sızdırıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” diye sordum.

Birilerinin sürece zarar vermek amacıyla bunu sızdırdığını düşünüyordu Elçi.

“Åžaşıracak bir ÅŸey yok aslında. Görüşmeler yapıldığını herkes biliyordu. BaÅŸbakan da ‘Devlet adına birileri elbet görüşüyor’ demiÅŸti.

‘Görüşülmüyor’ denmiyordu. Zaten görüşmeyip de ne yapacaksınız. İki çözüm var. Ya topyekûn imha edeceksiniz, bunu yapmıyor veya yapamıyorsanız o zaman bir ÅŸekilde görüşeceksiniz. İngiltere görüştü, İspanya görüştü. Türkiye de görüşecek. Ne olacak yani sonsuza kadar böyle gitsin mi istenecek. Elbette görüşülecek” dedi.

“Görüşmede kullanılan dil, yaklaşımlar pek çoÄŸunu ÅŸaşırttı. Siz ÅŸaşırmadınız mı?”
‘DAHA ÇOK GÖRÜŞME VAR’

Şerafettin Elçi, daha ötesini anlattı:

“O yayınlanan görüşme eski. Ondan sonra da bu görüşmeler sürdü. Sonrasında pek çok görüşme yapıldı. Çok ilerleme saÄŸlandı. Sonunda ortaya bir protokol çıktı. Üzerinde mutabık kalınan bir protokol oluÅŸturuldu.”
“İçeriÄŸini biliyor musunuz?”

“Devlet biliyor. Bir protokol oluÅŸturuldu. Bu protokol İmralı’ya götürüldü. Öcalan protokolü inceledi.

Sonra da ‘Kandil de bir görsün. Onlar da onaylasınlar’ dedi. Protokol Kandil’e de gönderildi. Onlar da mutabık olduklarını bildirdiler. Zaten Sabri Ok, PKK’yı temsilen bulunuyordu toplantılarda.”
“Sonra ne oldu o protokol?”

“Bir metne dönüştürüldü. Kürt tarafı bunun Türkiye Cumhuriyeti tarafından da imzalanmasını istiyordu. Ben onlara o zaman söyledim. ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti böyle bir metnin altına imza atmaz. Oradaki ÅŸartlara zaman içinde uyar, bunları yapar belki ama asla imzalamaz’ diye. Onlar ‘Türkiye Cumhuriyeti de bunu imzalasın’ diye direttiler. Böyle bir beklentiye girdiler.”
“Sonra ne oldu?”
‘TÜRKİYE PROTOKOLÜ İMZALAMADI’

“Konu BaÅŸbakan’a gitti. BaÅŸbakan böyle bir protokolün imzalanmasının mümkün olmadığını söyledi ve imzalanmadı.”
“Ne zaman oldu bu?”

“Seçimlerden kısa bir süre önceydi. Belki birkaç gün. Ben imzalanmayacağını biliyordum. Bir devlet böyle bir metni imzalamazdı. BaÅŸbakan haklı olarak o günlerde kavgasız, gürültüsüz, ÅŸiddetsiz bir seçim ortamı istiyordu. Bu yüzden de görüşmeler iyi gidiyordu. Bence imza da önemli deÄŸildi.”
ATATÜRK’TEN SONRA EN ÖNEMLİ LİDER
“Protokolün imzalanmamış olması sorunun çözümsüzlük aÅŸamasına girdiÄŸini mi gösteriyor?”

“Bence deÄŸil. Tayyip ErdoÄŸan çok iyi bir politikacı ve müthiÅŸ bir lider. Bakın açık söylüyorum. Cumhuriyet tarihinde Atatürk’ten sonra gelmiÅŸ en önemli lider. 2. büyük lider. Bu sorunu isterse o çözer ve çözecek güce sahip.”
“Nasıl sahip?”
‘ERDOÄžAN ÇÖZEBİLİR’

“Tayyip ErdoÄŸan’ın arkasında müthiÅŸ bir kitle desteÄŸi ve güven var. VatandaÅŸ Tayyip Bey’e güveniyor. Bu güçle ‘Ben sorunu bu ÅŸekilde çözüyorum’ derse iÅŸ biter. Åžimdi bölgede sorunları çözmeye soyundu. Çok da önemli iÅŸler yapıyor, ama Türkiye’nin de kendi içinde sorunu var. Birileri de kalkıp bu sorunu kaşır. O yüzden buna mahal vermemesi lazım. Sorunu halletmesi lazım ve bu ÅŸansa sahip tek kiÅŸi. Çünkü güçlü, güvenilir ve halk desteÄŸi arkasında. Bu ÅŸimdiye kadar kimseye nasip olmadı.”
“Talepler karşılanacak gibi deÄŸil ki! Aslında taleplerin ne olduÄŸu da belli deÄŸil. Her karşılanan talep sonrasında yeni bir talep listesi geliyor.”

“Yok öyle deÄŸil. Talep çok basit aslında. Birincisi dildir. Kürt halkı dilini konuÅŸmak istiyor.”
“Bunun önünde engel yok.”

“Nasıl yok. BahsettiÄŸim anadilde eÄŸitim konusu. Bu haktır. Karşılanmalıdır. Bakın bu anadilde eÄŸitim konusunda PKK geri adım atsa ben atmam. Bu ÅŸarttır.”
“Sonra…”

“İkincisi de ÅŸudur: Kürt kimliÄŸi tanınacak. Bu da basit bir iÅŸtir. Anayasa’daki Türklük vurgusu Anayasa’dan çıkarılacak. Çünkü bu toplumsal gerçekliÄŸe aykırı. Vurguladın da ne oldu? Kürtlük ortadan kalktı mı? Kalkmadı. Anayasa gerçeÄŸi tanımlar, olmayan bir gerçeklik yaratamaz. Yaratamadı.”
“Sonra…”

“Üçüncü adıma kimse itiraz edemez zaten.

O da ademimerkeziyetçilik. Yani yerel yönetimlerin, bölgesel yönetimlerin güçlendirilmesi. Bazı yetkiler bölgelere devredilecek. Bölge valilerine, belediyelere. Bu aklı başında, çaÄŸdaÅŸ herkesin isteyeceÄŸi bir ÅŸey. Hakkâri’deki yolun, Yozgat’taki tarlanın sorununa Ankara’dan bakılamaz. Bakılmamalı. Bu sadece Kürtlerin yoÄŸun olduÄŸu bölgeler için deÄŸil. Her yer için. Yerel yapılar güçlendirilmeli.”
“Hepsi bu mudur?”

“Hepsi budur. Özü budur.”
“DaÄŸdakilerin inmesi nasıl olacak?”

“DaÄŸdakinin daÄŸda kalması için bir gerekçe kalmayınca daÄŸdakine destek de olmayacak. DaÄŸdaki de ‘Benim ne iÅŸim var burada’ diyecek. Sonra da bir genel af mı çıkar, ne çıkar bu iÅŸ biter.”
“Öcalan’a özgürlük demeyecekler mi sonra da? Bugün DemirtaÅŸ bunu vurguladı.”

“Sonra Öcalan da İmralı’dan normal bir hapishaneye alınır. Belki sonra ev hapsine geçirilir. Bunlar sonraki iÅŸler.”

Şerafettin Elçi ile uzun uzun konuştuk tüm bunları. Benim gördüğüm ise şudur: Bunları yapmak için terör örgütünün muhatap alınmasına gerek yok. Türkiye yolunda yürür. Çağdaş bir demokrasi için gerekenleri yapar. Bu talepleri teröristle muhatap olmadan çözer.

Benzer Haberler


Kerpe
Haberi Facebook`ta Paylas  





166 kiÅŸi okudu.

Leave Comment

Gundeme Cikanlar...

Levent Ersöz yoğun bakıma kaldırıldı
ErdoÄŸan’ın Ankara AK Parti Gençlik Kolları konuÅŸması
Bedelli askerliğe kaç kişi başvurdu?
Elektronik recete geliyor
Imralidaki sartlar Silivride neden yok?
Asker Cudi Dağı’nın tepesine çıkacak
Best Of İdris Naim Şahin gafları
Elektrige gizli zam
Balyoz hakimi: Kıçınızı dönerek oturdunuz…
13 asker neden ÅŸehit oldu
Fırtına AK Partili vekili de vurdu
Kenan Işık istifa etti
EskiÅŸehir’de ÅŸap alarmı
Kamalak’tan Çevik Bir’e sert tepki
Fatih Altaylı: Şemdin Sakık daha şerefli
Lokumcu için yeni rapor hazırlanacak
Dondurma reklamından 400 bin TL kazanacak
Mahçupyan Türkiye’de gündemi deÄŸiÅŸtirecek 4 güç var Dedi
Organ bağışı nedir?
Demirtaş: Güney sınırları Kürdistan olacak
2 bin askerlik operasyon
Anayasa Mahkemesi’nden CHP’ye ağır ceza
Melih Gökçek: “Biz ne diyorsak o” dedi
Kılıçdaroğlu: Koyun güden gençlik yetiştirmek istiyorlar
Fahriye davalık oldu
Erol Büyükburç’u kovmadık - İzle
Göç yolunda timsahların kanlı pususu - İzle
Belge’den ustalık dönemi eseri: Militarist modernleÅŸme
Deniz Akkaya: Emzirirken aç kaldım - izle
Altın yükselişini devam ettiriyor
Gazete oku  Kandirada satilik arsa  gazeteler