Artık susun
Bildiri savaşı, Anayasa Mahkemesi’nin kritik kararları öncesi yüksek gerilime neden oldu. Hukukçular ‘sükunet’ çağrısı yaptı, Bahçeli de ‘Diyaloğu Cumhurbaşkanı sağlasın’ dedi
Yargı söyleyeceğini söyledi hükümet de artık sussun
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Anayasa Mahkemesi’nin önünde türban serbestisine ilişkin düzenleme ile AKP hakkındaki kapatılma davası gibi iki önemli dava olduğuna dikkat çekerek, “Anayasa Mahkemesi’ne güvenmek gerekir. Yanlış karar verebilir ama hiçbir şekilde dışarıdan etkilemeye çalışmadan sonucun beklenmesi lazım. Herkesin bu süreci sükunetle beklemesi lazım” diye konuştu. Anayasa Hukukçusu Ülkü Azrak ise hükümetin yargıya “muhtıra” verdiğini savundu. Hukukçuların konuya ilişkin yaklaşımları şöyle:
YARGITAY’DAN MEŞRU MÜDAFAA
MUHTIRAYI HÜKÜMET VERDİ
ANAYASAL GÖREV GÜL’ÜN
AB’Yİ MÜDAHİL ETTİ, ŞİMDİ YARGITAY TARAF DİYOR
AB’nin davaya müdahil olması için yardım seferberliği başlatan hükümetin, şimdi Yargıtay’ın davaya taraf olduğunu söylemesi kara bir mizah örneğidir. Yargı reformunu siyasi hedefleri doğrultusunda Avrupa Birliği’nin onayına sunan hükümetin yargıya darbe niyeti artık saklanamayacak bir noktaya gelmiştir.
TESTİ KIRILDI, TAŞLAR YERİNDEN OYNADI: Karanlıklar diktatörlüğüne heveslenen AKP hukuki, siyasi ve ahlaki meşruiyetini kaybetmiştir. Testi artık kırılmış, taşlar yerinden oynamıştır.
KÖŞK İNİSİYATİF ALSIN: Gelinen noktada Cumhuriyetin temel organları arasında aleni bir çatışma yaşanıyor olması karşısında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın inisiyatif alması yararlı olabilecektir. Konunun tüm yönleriyle bir diyalog ortamında ele alınarak bu çatışmalara son verilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında yasama, yürütme ve yargı kurumları başkanlarının bir araya gelmesi üzerinde durulmalıdır.
Gül’ü göreve çağırdı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümetle yargı arasında tırmanan tansiyonun düşürülmesi için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girmesini isteyerek, Gül’ün yasama, yürütme ve yargı kurumlarının başkanlarını bir araya getirmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, yargıya da şu uyarıda bulundu: “Yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve görevine müdahalesi ne kadar yanlış ve kabul edilmezse, yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini alenen sorgulaması ve bu alana taşacak tutumlar içine girmesi aynı derecede hatalı ve kabul edilemez bir durumdur.”
Bahçeli, yazılı açıklamasında şunları belirtti:
CEPHELEŞME ANAYASAL KURUMLARA SİRAYET ETTİ: Türk toplumunun din, inanç ve cumhuriyetin değerleri etrafında kamplara bölünmesinden sonra cepheleşme kamu kurumlarına da sirayet etmiştir. Son gelişmeler, sıranın Anayasal kurumlara geldiğini göstermektedir.
BAŞBAKAN YARGIYA CİHAT AÇTI: AKP’nin kapatılması için açılan dava sonrasında Başbakan Erdoğan ve AKP, bağımsız Türk yargısını hedef alan, hukuk ve ahlak dışı bir taciz, tehdit ve terör kampanyası başlatmıştır. Başbakan ve AKP, kendilerini meşru zeminlerde savunmak yerine, siyasi güç gösterisi ve meydan okuma yolunu seçmiş ve yargıya karşı adeta cihat ilan etmiştir. Başbakan ve arkadaşları Anayasa Mahkemesi’ni baskı altına almak için yabancı başkentlerin karanlık koridorlarında yargıyı ihbar turlarına çıkmıştır.
SAĞDUYU İHMAL EDİLDİ: Kamuoyu önünde bir savaşa dönüşmeden önce diyalog kanalları kullanılmalıdır. Karşılıklı meydan okumalar çatışmaları tırmandıracaktır. Anayasal kriz ortamında kaybedecek Türkiye olacaktır. Son dönemde sağ duyunun ihmal edilmesi büyük bir talihsizlik olmuştur.
BAŞKANVEKİLİNDEN DOKUNDURMA - Ayak üstü cevap verilmez
YARGITAY Başkanvekili Osman Şirin, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin ardından hükümetin ve Adalet Bakanı’nın yaptığı açıklamalarla ilgili, “Bildirilere ayak üstü cevap vermeyiz. Ayak üstü verilen cevaplara da ayak üstü karşılık vermeyiz. Toplum önce bir değerlendirsin. Sağlıklı bir değerlendirme yapılsın. Açıklama gerektiğinde yapılır. Biz yargıçlarız’’ dedi.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, gazetecilerin aynı yöndeki sorularına yanıt vermedi.
Çiçek, “Yargıtay’ın siyasi bir bildiri yayınladığını, tarafsızlığını yitirdiğini” söylemiş; Bakan Şahin ise “Dam üstünde saksağan oldu” yorumunu yapmıştı.
BAKAN’DAN GERİ ADIM - Hepimiz ders çıkaralım
ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, Antalya’da Yargı Teşkilatı toplantısının kapanışına katıldı. Bakan Şahin, Yargıtay bildirisi için bu kez, “Keşke böyle bir bildiri yayınlanmasaydı. Keşke buna cevap verilmemiş olsaydı. Ama bu süreçten hepimizin ders çıkarması gerekir” diye konuştu.
Şahin, yargıçların görevini yaparken her türlü etkiden uzak olması gerektiğini belirterek, “Biz buna yargı bağımsızlığı diyoruz. Elbette tarafsız, objektif olacaklardır. Subjektif davranma lüksleri yok. Biz bu alanı genişletmek istiyoruz. Başsavcılarımızın, yargıçlarımızın bağımsız hareket etmelerinden şikayetimiz yok. Tarafsız olmadıkları intibaı uyanırsa yargıya güven sarsılır” dedi.
BİLDİRİYE SOLDAN TEPKİ - Yargı parti gibi davranmaz
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, yargının bağımsız olması gerektiğini ifade etti. Uras, yargının bu konularda taraf olmaması ve uluslararası sözleşmelere uyması gerektiğine de işaret ederek, şunları söyledi: “Yargı reformu belki bu açıdan gerekli. Yargı, siyasi parti gibi davranmamalı, yargı mensupları milletvekili gibi davranmamalı. Bakıyoruz, iktidar-muhalefet ilişkisine; biri diyor ‘Dam üstünde saksağan’, muhalefet diyor ‘Vur beline kazmayı’… Bu, laubaliliği kaldıracak bir mesele değil. Yargının bağımsızlığı çok önemli.”
DSP LİDERİ ZEKİ SEZER - Hükümet derhal istifa!
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, “Hükümet derhal istifa etmelidir” dedi. Sezer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “AKP hükümeti, yargıyla kavga edeceğine batırdığı ekonomiye, halkın işsizliğine çare aramalıdır. AKP’nin demokrasi anlayışı da hukuk devleti anlayışı da çarpıktır ve dahası sicili bozuktur. Kusura bakmasın hükümet, siyaset o bildirinin neresinde bilmiyorum. Orada siyasete değil, hukukun üstünlüğüne vurgu var. ‘Biz konuşalım, saldıralım, yargı mensuplarının araçlarını dinleyelim..’ Bu bir diktatörlük anlayışıdır.”


Leave a Reply