12 EYLÜL GİBİ

          0 Oylama

Sendikalar ve hükümet arasında günlerdir devam eden gerginlik dün İstanbul’u adeta savaş alanına çevirdi. Polis, Şişli’den Taksim’e yürümek isteyen gruplara, göz yaşartıcı bomba, tazyikli su, biber gazı ve coplarla müdahale etti

İşçi Bayramı’nı Taksim’de kutlamak isteyen işçi sendikalarıyla, buna izin vermeyen hükümet arasında günlerdir süren gerginlik dün İstanbul’un savaş alanına dönmesine neden oldu.
DİSK, TÜRK-İŞ ve KESK konfederasyonları ile siyasi partiler, meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Şişli’den Taksim Meydanı’na yürümek amacıyla geceden itibaren hazırlıklar yaptı. Sabah saatlerinde yürüyüşün başlayacağı Şişli’deki DİSK Genel Merkezi’nde yaklaşık 1500 kişi toplandı. Polisin ilk müdahalesi de saat 07.47’de geldi. Polis binanın önünde bulunanlara basınçlı ve renkli su sıktı, gaz bombalarıyla müdahale etti.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, polis müdahalesini kınadığını belirterek, “Türkiye’de sıkıyönetim koşullarının ötesine geçen bir ceberut anlayış var” açıklamasını yaptı.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Özpolat da atılan gazlardan etkilendi. Özpolat, “DİSK’in içine girip gaz bombası attılar. İnsanın nefesi kesiliyordu. Bu kadar acımasız davranılmaz” diye konuştu.

‘İşte kıyamet budur’
Daha sonra DİSK önünde ve Şişli-Harbiye hattı boyunca toplanan tüm gruplara karşı polis güç kullanmaya başladı. Göstericiler ara sokaklara kaçarken, bazıları polislere taşlarla karşılık verdi. Sendikalar yaptıkları görüşmelerde olumlu sonuç alamayınca 100 kişilik bir grupla Taksim’e çıkmaya karar verdi.
Ancak aralarında DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul ile bazı milletvekillerinin yer aldığı bu grubun da yolu CHP Şişli İlçe binasının önünde kesildi. Polisin tavizsiz tutumu devam edince sendikalar Taksim’e yürümekten ve çelenk bırakmaktan vazgeçti. Çelebi, “Bu hükümetin provokasyonuna alet olmamak için sağduyu ile burada eylemi noktalıyoruz” dedi.
İstanbul’un göbeğinde emekçilere gaz bombaları atıldığını, tazyikli su sıkıldığını belirten Çelebi, “Ayaklar baş olunca kıyamet kopar diyen Başbakan’a sesleniyorum; işte kıyamet budur” dedi.

Taksim’e çıkış yok
Sendikalar ile polis arasında görüşmeler devam ederken, Mecidiyeköy, Şişli ve Harbiye çevresinde sokak savaşları yaşandı. Mecidiyeköy’de toplanan gruba panzer desteğindeki polislerce su sıkılıp, biber gazı atıldı. Müdahale sırasında göstericilerin bir bölümü ara sokaklara ve metro istasyonuna kaçarken, bazı göstericiler iş yerlerine sığındı. Mecidiyeköy’deki müdahale sonucu Gayrettepe yönüne doğru kaçan kişilerden bazıları, yol ortasındaki bariyerleri yıkarak çevreye zarar verdi.

Esnaf kepenk kapattı
Pangaltı’da bir grup, bir banka şubesinin camlarını taşlarla kırdı. Şişli Halaskargazi Caddesi’nde bir araya gelen CHP’li bir grup da aynı şekilde dağıtıldı.
Osmanbey ile Nişantaşı’nda da hareketli saatler yaşandı. Bir grup gösterici önünden geçtikleri Harbiye Karakolu’nu taşladı. Harbiye Karakolu Amiri Başkomiser Mehmet Baykara eylemcilere tahta copla karşı koymaya çalıştı. Çevik Kuvvet’in gelmesiyle bölge yeniden savaş alanına döndü, esnaf kepenk kapattı.
Sendikaların eylemin sona erdiğini açıklaması da olayları durdurmadı. Çatışma Şişli bölgesinden Taksim İstiklal Caddesi ve Dolapdere semtlerine kaydı. Bu sırada herkesin hedefindeki Taksim ise güvercinlere kaldı.
Öğlen saatlerine kadar, Taksim Meydanı’na çıkan Talimhane, İstiklal Caddesi ve Sıraselviler’den çok sayıda grup meydana girmek için polisle çatıştı. Grupların etrafında çok geniş güvenlik çemberi oluşturan emniyet ekipleri göz yaşartıcı gaz kullanarak eylemcileri püskürttü.
En hareketli görüntüler ise İstiklal Caddesi’nde yaşandı. Gruplar kaldırım taşlarını polislere atarak güvenlik çemberini yarmaya çalıştı. İstiklal Caddesi’ndeki bazı işyerlerinin camları kırıldı, bir ATM ve telefon kulübeleri zarar gördü.

ÖDP’ye gaz bombası
ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Alper Taş, polisin parti binasını basarak içeriye gaz bombası attığını, bu sırada 23 kişinin hastanelik olduğunu söyledi.
DİSK Genel Merkezi’nde basın mensuplarına yaşanan olayları değerlendiren Süleyman Çelebi, emniyet güçlerinin, 06.30’dan başlayarak, sürekli kutlama yapmak isteyenlere gaz bombaları, biber gazları, çeşitli kimyasal bombalar, boyalı ve tazyikli sularla büyük bir saldırı gerçekleştirdiğini ifade etti. DİSK Genel Merkezi’ne de gaz bombaları atıldığını belirten Çelebi, “Bu haneye tecavüz denilen bir olaydır” dedi.
1 Mayıs’ın Türkiye’de ilk kez işgal yıllarında kutlandığını söyleyen Çelebi, “Sanki İstanbul işgal edilmiş gibi bir uygulama içinde bugün bir devlet terörü uygulandı. Provokasyonu kimin yaptığı da artık tescillenmiştir. Başka yerde kimse aramasın… İstanbul Valisi İstanbul’u yönetemiyor” diye konuştu. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah erken saatlerden itibaren Taksim Meydanı’na karargâh kurarak, güvenlik çalışmalarını buradan yönetti. Cerrah, meydanda büfelerini açan esnafa, “Bu durumdan memnun değilsiniz değil mi? Biz de memnun değiliz ama görüyorsunuz işte devlete başkaldırıyorlar” dedi.
505 kişi gözaltına alınırken, İstanbul Emniyeti, KESK, DİSK ve TÜRK - İŞ hakkında kanunsuz miting çağrısı yapmaktan Şişli ve Beyoğlu Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulundu.

HABERTÜRK’ten alınmıştır.

1. Kadın gösterici kaldırıma oturmuşken geçen polisler sırayla tekme attı. 2. İşçilerden biri polisin coplu ve biber gazlı müdahalesi sonucu yere yığıldı. 3. Vatandaşlar da biber gazından etkilendi.

SENDİKALAR TEPKİLİ:
Provokasyonu Emniyet yaptı
İstanbul’daki 1 Mayıs kutlamalarına polis müdahalesine sendikacılar sert tepki gösterdi.
Hakkı Tombul (KESK Genel Başkanı): Kendisiyle ilgili bir şey olunca demokrasi havarisi kesilen AKP, emekçiler, halk söz konusu olunca barikatlar kuruyor, gaz bombaları atıyor. Bir kentin meydanları eğer o kentin sakinlerine, sahiplerine kapatılıyorsa, o ülkede demokrasiden söz edilemez.
Abdurrahman Başdemir (KESK Genel Sekreteri): Hükümet sağır ve dilsiz. Kullanılan güç ve göz yaşartıcılar nedeniyle arkadaşlarımız arasında fenalaşanlar oldu. Provokasyonu yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’dür.
Tayfun Görgün (DİSK Genel Sekreteri): Taksim’deki yürümeyi iptal ettik, çünkü zalimane bir yaklaşım oldu. Bu kadarını beklemiyorduk. Bu hükümetin gözü dönmüş. DİSK merkezindeyiz, dışarı adım atsak bizi öldürecek. Yazık. Yazık bu işçilere.
Rıdvan Budak (Eski DİSK Genel Başkanı): Bizi 12 Eylül dönemlerini bile aratan bir uygulama ile karşı karşıya bıraktılar. Tarihte ilk defa bir konfederasyonun içine biber gazı ve bomba atıldı. Bu uygulamalardan doğrudan doğruya Başbakan sorumlu. İşçilerin evine saldırdılar, bunun adı faşizmdir.
Mustafa Türkel (Türk-İş Genel Sekreteri): Demokratik ülke olduğunu iddia eden Türkiye’de emekçilerin demokratik haklarını kutlamak için karşılaştıkları bu muameleye tüm dünya şahit olmaktadır. Buna katkı sunan herkesi kınıyoruz.
Şahin Mengü (CHP Milletvekili): Ben milletvekiliyim, kaldırımda yürürken polis bana omuz vuruyor. Vatandaşın ne yaptığını düşünemiyorum. Burada güç değil, terör uygulandı.

Gazeteciler de saldırıdan payını aldı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay başkanlığında kurulan kriz masasına saat 15.30’a kadar iletilen bilgilere göre, gazeteciler de saldırılardan payını aldı.
Şişli Camii civarında polisin kalabalığı dağıtmak için yaptığı müdahale sırasında Reuters ve Anadolu Ajansı ekiplerinin kameraları zarar gördü. Mecidiyeköy’de Cumhuriyet gazetesinin bulunduğu sokakta olayları izleyen gazetenin editörlerinden Ali Deniz Uslu’nun coplanarak kolunun kırılması üzerine ameliyata alındığı, aynı yerde gazete muhabiri Esra Açıkgöz’ün copla başından yaralanması nedeniyle tıbbi gözlem altında tutulduğu bildirildi.
TGC Yönetim Kurulu, bir kınama açıklaması yayımladı.

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>